Teleskop, ayna, takip motoru yapımı. Kullanılan malzemeler, malzeme temini, fiyat dökümü, gerekli döküman, devre şemaları... Amatörlerin uğraşları sonucu yaptıkları veya tamamlayamadıkları gözlem araçlarını tanıttıkları bölüm. Kullanılan teknikler, karşılaşılan sorunlar, malzeme temini, kaça mâl ettikleri, fotoğrafları...
Kullanıcı avatarı
gönderen Ercan DOLU
#5672
Arkadaşlar merhaba Yazdıklarınızı ilgi ve heycanla okudum Buraya kayıt olmadan önce bayağı site gezdim fakat yapmayı düşündüğüm ayna konusunda farklı bir yöntem kullanmak istediğim için ve bu konuda yardım almam gerktiğinden güncel bir yer bulamadım. yapmayı düşündüğüm ayna hakkında cam işi yapan bir atölyeye giderek fikir alışverişinde bulundum ve orada gördümki
öncelikle cama verecekleri radüsün ölçülerinde ve şekline uygun paslanmaz çelikten bir malzeme yapıyorlar ve daha sonra düz camı (pencere camını) çeliğin üzerine koyuyorlar ikisini birlikte fırına koyuyorlar , fırının içinde yarı sıvı hale gelen cam çeliğin şeklini alıyor ve benim mesleğim cnc olduğu için çeliğe şekil vermek problem olmayacaktır.....
yada kalıp yapıp direk camın eritilerek içine dökülme yöntemi de farklı cama şekil verme yöntemi olabilir....
yukarıda söylemiş olduğum yöntemlerin camı aşındırma yönteminden daha pratik olacagı görüşündeyim. Fakat birinci yöntemde camın toplam kalınlığı pencere camı kadar kalacaktır bu durumun ne gibi sorun yaratacağı konusunda çok fazla fikrim yok. ATM TURK ün sitesinde'ki yazılardan anladığım kadarı ile cam zamanla kendi ağırlığı altında çökme yaparmış. camı kalın yapmamızın tek nedeni bumu
yardımcı olursanız çok sevinirim.....
Kullanıcı avatarı
gönderen Salih Dinçer
#5674
Merhaba,

Aramıza hoş geldin Ercan;

Farklı teknikler düşünmeni taktirle karşılıyorum. Ben de bazı zaman bunu düşünmekteyim. Birlikte bir şeyler yaparsak memnun olurum. İncelik konusunda bence de dedikleri doğru. Bir yerde duymuştum: Cam civa gibi sıvı bir malzeme. Ama oda sıcaklığında çok durağan ve gözle görülür bir akışkanlığı yok. Ayrıca pencere camı esnektir bunu güneşli bir günde elinle cama baskı uygulayarak görebilirsin. Ben kaliteli (ince olmayan) bir camda bunu denedim. Gerçi pencerelerin yüzeyi fazla olduğu için esneme bir o kadar artıyor. Herhalde 200 mm.'den küçük camlarda bu etki o kadar fazla olmayacaktır. Ama bildiğim kadarıyla en ufak esneme veya pürüz görüntüyü büyük derecede etkiliyor.

Benim de gümüş kaplama konusunda bazı çekincelerim var. O yüzden daha basit bir yöntem denedim ama ışığı yansıtması gümüş kadar iyi olmayabilir. Malzeme olarak iki elemanlı refraktör mercek grubu ile 2 mm. (1,3 mm3) çapında civa kullandım. Civa çukur ayna ortasında çok küçük bir alan kaplarken üzerine ikinci merceği koyunca tamamını kaplayıp bir kaç küçük boncuk şekilde taşdığını gözlemledim. Eğer ışığı iyi yansıtırsa iki tane hazır kaplanmamış dış bükey camlardan satın alıp aralarına yeteri kadar civa damlatatarak kaplamayı düşünüyorum. Ama çap büyüdükçe cama uygulanan fiziki basınç fazla olmalı ki civa yüzeye homojen bir şekilde yayılsın. Bu seferde ince camın kırılması olası. Çünkü basıncı bir tüp içinde bilezikle çevresine uyguluyorum. Çukur orta bölüm buna dayanamayabilir. Yine de altta kalan cama macun kullanacağım. Sanırım önemli bir destek olacak.

Bahsettiiğim sorunları aşarsam deneyi genişletmeyi düşünüyorum. Belki 16" gibi iddialı bir ayna yapabilirim. Ama ışığı gümüş kadar iyi yansıtmıyorsa gümüşe devam veya alüminyum. Ama civa olursa harika olacak çünkü bir kaç damla civa ile kocaman bir cam kaplanabiliyor. Üstelik özel bir işlem yapmaya gerek duymadan...:)

Başarılar...
En son Salih Dinçer tarafından 03 Eki 2007, 23:00 tarihinde düzenlendi, toplamda 2 kere düzenlendi.
Kullanıcı avatarı
gönderen Tahir Şaban
#5675
Merhaba,

Bahsettiğiniz metodlarla kaba aşındırma işlemini kısaltabilirsiniz ama ince aşındırma ve parlatma (polishin) asla kalıp ile, bükmeyle filan yapılamaz. Burada gerekli olan hassaslık son derece yüksek. Düşünün, yeşil ışık 450nm ve onun 1/4 den büyük bir şekil hatası varsa o ayna pek bir işe yaramayacak...

Diğer büyük bir sorun camı eritip şekil vermek ve tekrar soğutmak. Bunu çok, çok yavaş yapmazsanız cam tavlanmamış olur ve iç gerilimleri nedeniyle böyle bir cama gereken şekil verilemez. Bu ise tam bir felaket olmuş olur.

Ayna kalınlığı çapına bağlı olarak düşünülmelüdür. Normal kalınlık çapın 1/6 sı dır. Orta boy aynalarda sıkça kullanılan bir ölçü 2" kalınlıktır. Daha ince bir ayna yaparsanız (ki büyük teleskoplarda mecburen bu yola gidilir, 1/6 tutturulamaz), çok iyi bir "flotation cell" yapmanız lazım. Benim 12" lik aynam sadece 35mm kalınlığında (seyahatde hafif olması için), bu nedenle 18 noktalı bir "wiffle tree" yaptım. Buna karşın 8" lik tam kalınlıkta bir aynaya 3 destek noktası yeter. Eğer aynanın oturtulduğu noktalar arasındaki uzaklık büyürse ve ayna ince olursa, buradaki esneme bile görüntüyü berbat etmeye yeter. Bu konuda internetde bulabileceğiniz "plop" adlı yazılımı tavsiye ederim. Bununla ayna çapı/kalınlık/destek noktalarının konumları hesaplanabilir ve aynanın ne kadar esneyeceği görülebilir.

Çalışmalarınızda başarılar dilerim.
Kullanıcı avatarı
gönderen Ercan DOLU
#5691
Merhaba ilginiz ve güncel takibiniz için teşekkür ederim.
'' Bahsettiğiniz metodlarla kaba aşındırma işlemini kısaltabilirsiniz ''(Tahir beyin cümlesi)
zaten asıl amacımda kaba aşındırma işlemleini kısaltmak olduğu için bu yöntemin uygulanabilirliğini danışmak istemiştim Yanlış anlamadıysam kalıba dökme yöntemi ile kaba aşındırma işlemlerini atlamış olacağımızı söylüyorsunuz. bir başka husus ''''''''Diğer büyük bir sorun camı eritip şekil vermek ve tekrar soğutmak. Bunu çok, çok yavaş yapmazsanız cam tavlanmamış olur''''''''(Tahir beyin cümlesi)'''''' cam zaten fırından çıktıktan sonra iki gün boyunca soğumaya bırakılıyor yani tavlanmış oluyor. elbetteki gerilmeler meydana gelecektir ve gerilmenin meydana getirdiği şekil bozuklukları Fakat ince aşındırma ve cilalama esnasında yapmış olacagımız mastar yardımı ile bozuk olan şekil düzeltilecektir.
yani asıl benim sorunum pencere kalınlığındaki bir cama (5mm) istenilen oranda düzgün ve yüzey kalitesi verilmiş olursa bu cam ile ayna yapmak mümkünmüdür.
Aslına bakarsanız yukarıda yazdığım yazılardan anlamaya çalıştığım şey benim elimde şu an markasını hatırlamadığım 150mm çapında 750mm odak uzaklığında ve 25mm - 6mm lik iki adet göz merceği vede 2x barlow lens bir teleskobum var ve içindeki aynayı incelediğimde oldukça ince bir ayna olduğunu gördüm onun için ince bir ayna ile daha büyük çaplı teleskop yapabilirmiyim sorusuna cevap arıyorum
Hazır yeri gelmişken mevcuttaki teleskobum hakkında soru sormak istiyorum. Bu özellikteki bir teleskopla Mars'ı ,çıplak gözle gördüğümüz yıldızın iki katı büyüklüğünde görüyorum, jüpiteri uyduları ile birlikte görüyorum fakat onuda marstan birazdaha büyük görüyorum ve diğer gezegenleride gözlemlerken durum farklı değil Elbetteki görmeyi umduğum görüntüler resimlerde gördüğümüz gibi değil ama yinede ya telskobumun ayarlarında bir sıkıntı olabileceğini düşünüyorum. sizcede gördüğüm görüntülerin büyüklükleri ve netlikleri normalmi? Benzeri bir teleskop ile gözlem yapmadğım için karşılaştıramıyorum Teleskobu anlayan birine gösterip normal olup olmadığı konusunda bilgi almak istiyorum yardımcı olabilecek birileri var ise lütfen yardımcı olun.
Edinmiş olduğum gümüş kaplama konusundaki bilğilerime dayanarak şunu söyleyebilirimki gümüş kaplama ile ilk kaplamadan sonra ışığı yüzde 98 oranında geri yansıtma sağlıyor fakat zamanla bu yansıtma oran yüzde 87 lere kadar düşüyor
Kaplama yönteminde ise cıva ile ilgili bir deneyimim yok fakat yapacağın çalışmaları ilgi ile izleyeceğim konu hakkında bizide bilgilendirirsen sevinirim TEL:0(535) 454 69 79 ERCAN
Kullanıcı avatarı
gönderen Salih Dinçer
#5692
Ercan DOLU yazdı:Edinmiş olduğum gümüş kaplama konusundaki bilğilerime dayanarak şunu söyleyebilirimki gümüş kaplama ile ilk kaplamadan sonra ışığı yüzde 98 oranında geri yansıtma sağlıyor fakat zamanla bu yansıtma oran yüzde 87 lere kadar düşüyor
Kaplama yönteminde ise cıva ile ilgili bir deneyimim yok fakat yapacağın çalışmaları ilgi ile izleyeceğim konu hakkında bizide bilgilendirirsen sevinirim TEL:0(535) 454 69 79 ERCAN
Evet ışık yansıtması çok önemli ve belkide çeşitli cilalama veya kaplama yöntemleri ile bunlar aşılabilir. Bu konuda kimyacı bir ağabeyim ile irtibat halindeyim. Eğer İstanbul'da iseniz beraber teleskop yapımı üzerine çalışacağız. Masraf ve malzeme temini kendisi karşılayacak. Biz sadece yol dostu veya bir ahbap olacağız. Tabii vakit meselesi müsait olduğunuz zamanlar. Ben uygun vakitte sizi arayacağım.

Sevgiler, saygılar...
Kullanıcı avatarı
gönderen Ercan DOLU
#5696
Salih Dinçer yazdı:
Ercan DOLU yazdı:Edinmiş olduğum gümüş kaplama konusundaki bilğilerime dayanarak şunu söyleyebilirimki gümüş kaplama ile ilk kaplamadan sonra ışığı yüzde 98 oranında geri yansıtma sağlıyor fakat zamanla bu yansıtma oran yüzde 87 lere kadar düşüyor
Kaplama yönteminde ise cıva ile ilgili bir deneyimim yok fakat yapacağın çalışmaları ilgi ile izleyeceğim konu hakkında bizide bilgilendirirsen sevinirim TEL:0(535) 454 69 79 ERCAN
Evet ışık yansıtması çok önemli ve belkide çeşitli cilalama veya kaplama yöntemleri ile bunlar aşılabilir. Bu konuda kimyacı bir ağabeyim ile irtibat halindeyim. Eğer İstanbul'da iseniz beraber teleskop yapımı üzerine çalışacağız. Masraf ve malzeme temini kendisi karşılayacak. Biz sadece yol dostu veya bir ahbap olacağız. Tabii vakit meselesi müsait olduğunuz zamanlar. Ben uygun vakitte sizi arayacağım.

Sevgiler, saygılar...

Evet istanbul B.PAŞA'dayım ve haftasonları genellikle boş vaktim oluyor tel yukarıda var beklerim.. saygılar
Kullanıcı avatarı
gönderen Tahir Şaban
#5697
Merhaba,
Ercan DOLU yazdı:...zaten asıl amacımda kaba aşındırma işlemleini kısaltmak olduğu için
Ama kaba aşındırma zaten çok çabuk bitiyor, Orta boy bir ayna için en fazla birkaç saat. Ayna yapımının en kolay kısmı bu. Dolayısıyla değer mi bilmiyorum?

Amerika'da Newport cam fabrikası eskiden ayna yapımı için bahsettiğiniz gibi şekillendirilmiş cam satıyordu (belki hala var?).
cam zaten fırından çıktıktan sonra iki gün boyunca soğumaya bırakılıyor yani tavlanmış oluyor. elbetteki gerilmeler meydana gelecektir ve gerilmenin meydana getirdiği şekil bozuklukları Fakat ince aşındırma ve cilalama esnasında yapmış olacagımız mastar yardımı ile bozuk olan şekil düzeltilecektir.
Bu konuda derin bir bilgim yok ancak camın soğuması çok yavaş değilse gerilimler izin verilenden büyük oluyor. Dolayısıyla ayna yapımı için kullanılacak cam bir ocakla soğutuluyor. Ocağın sıcaklığı yavaş yavaş düşürülüyor.

Camdaki gerilimler malesef aşındırma/cilalama ile düzeltilemiyor. Gerilimi olan cam işlem sırasında biçimlendiriliyor fakat üzerine baskı yapan parça kalkınca cam tekrar esniyor. Esas sorun bu.
...asıl benim sorunum pencere kalınlığındaki bir cama (5mm) istenilen oranda düzgün ve yüzey kalitesi verilmiş olursa bu cam ile ayna yapmak mümkünmüdür.
Bence 5 mm ile mümkün olmayacak. Burada camı şekillendirmek mümkün olsa bile (ki şüphe ediyorum) aynaın şeklini sonradan tutması oldukça zor olacaktır. Düşünün ki ayna teleskopta bazen yatay, bazen de dikey duruyor. Bu bile ince bir ayna için bir sorun. İdeal parabolden görünür ışığın 1/4 ü kadar uzaklaşırsa (ki iyi bir aynanın bundan çok daha az uzaklaşması beklenir!) görüntü bozulur. Bu tür kalite sorunu olan aynalardan baktım ve inanın uzaya bir perde arkasından bakmış gibi oluyorsunuz. Tabi bu fark hemen yanda kaliteli başka bir teleskop durursa belli oluyor.

5mm den kalın pencere camı Türkiyede kolaylıkla bulunabilmeli. Ben 20 sene evvel bile 20mm lik bulmuştum. Pencere camı büyük aynalarda soğuma sorunu yaratır, 10" den büyük aynalarda kullanmak pek iyi bir fikir değil.
...150mm çapında 750mm odak uzaklığında ... içindeki aynayı incelediğimde oldukça ince bir ayna olduğunu gördüm onun için ince bir ayna ile daha büyük çaplı teleskop yapabilirmiyim sorusuna cevap arıyorum
Ama 5mm değil herhalde?

Ayna çapı büyüdükçe gereken kalınlık veya ilave destek noktaları hızla büyüyor. Bahsettiğim "plop" programı ile birkaç deneme yaparsanız bunu güzelce göreceksiniz.
...teleskopla Mars'ı ,çıplak gözle gördüğümüz yıldızın iki katı büyüklüğünde görüyorum, jüpiteri uyduları ile birlikte görüyorum fakat onuda marstan birazdaha büyük görüyorum ve diğer gezegenleride gözlemlerken durum farklı değil Elbetteki görmeyi umduğum görüntüler resimlerde gördüğümüz gibi değil ama yinede ya telskobumun ayarlarında bir sıkıntı olabileceğini düşünüyorum. sizcede gördüğüm görüntülerin büyüklükleri ve netlikleri normalmi?
Çıplak gözle (ve teleskopta da) bir yıldızın çapı "Airy" dairesi kadardır. Bunun çapı teleskop büyüdükçe küçülür. Dolayısıyla dediğinizi pek anlayamıyorum ama en genelde büyütme kullandığınız göz merceklerine bağlı. Yani 750mm odak uzaklığı ve 6mm lik gözmerceğini kullandığınızda 750/6=125x kez büyütmüş olacaksınız. Teleskopunuzun optik kalitesi iyi ise inch başına 50x büyütebilirsiniz, yani en fazla 300. Bu tabi ancak sakin havada ve süper bir optikte kaliteli bir görüntü verecek. Dolayısıyla 6mm lik oküler ile bahsettiğiniz 2x lık Barlow lensinizi de kullanırsanız 250x büyütmüş olacaksınız. Bu da gezegenler için yeterli olmalı.

Mars şu aralar hızla dünyaya yaklaşıyor ama yine de Jüpiter'den çok daha küçük kalacak.
...Edinmiş olduğum gümüş kaplama konusundaki bilğilerime dayanarak şunu söyleyebilirimki gümüş kaplama ile ilk kaplamadan sonra ışığı yüzde 98 oranında geri yansıtma sağlıyor fakat zamanla bu yansıtma oran yüzde 87 lere kadar düşüyor...
Aynanız zaten kaplı değil mi? Neden tekrar kaplamak istiyorsunuz? Bu bence iyi bir fikir değil, zira eski kaplama kalıntılarını önce asitle çıkarmak gerekiyor. Sonra aynayı kapladıktan sonra üzerine koruyucu bir katman çekmek gerek. Bunu nasıl yapacaksınız? Kaplama kolay ama bir Quarz katmanı çekmek daha zor. Bunu yapmazsanız aynayı her ay yenilemeniz gerekecek...

Gümüş kaplama yerine Aluminyum kullanmak bence daha iyi. Aluminyüm ilk başta daha az yansıtmakla birlikte daha uzun dayanıyor ve yansıtıcılığını daha uzun koruyor. Gümüş birkaç sene sonra 87% nin de altına düşer üstelik korozyon olma tehlikesi çok daha yüksek.
Kullanıcı avatarı
gönderen Gülhan YAŞAR
#5701
Merhaba Ercan,

Amatör teleskop yapımı konusunda www.atmturk.org adresinde bulunan haberleşme listesine üye olabilirsin. Üye olmak için bir yahoo e-posta adresine sahip olmak ve http://tech.groups.yahoo.com/group/ATM_Turk/ adresini ziyaret etmek yeterli. Burada sorularına cevap verebilecek oldukça deneyimli arkadaşlar bulunmakta.
Kullanıcı avatarı
gönderen Ercan DOLU
#5704
Gülhan merhaba öncelikle şunu söyleyeyim cumartesi günü sözünü ettigin dünya uzay gününe katılacağım vede ATM TÜRK ün sitesinde var olan bütün bilgileri incelmiştim zaten fakat bilgisayar kullanmaktaki yetneksizliğimden olsa gerek bir türlü şuan sizinle yazıştığım gibi onlara birtürlü ulaşamadım yahoo dan mail aldım. ilgin için teşekkürler
TAHİR BEY
verdiginiz bilgiler için teşekkür ederim sanırım 25mm lik cam alıp ondan oyacağım.
birde sanırım gümüş kaplama konusundaki yazdıklarımı yanlış anlamışsınız Ben mevcut teleskopumda böyle bir işlem yapmayacağım SALİH DİNÇER arkadaşımızın söylediklerine istinaden o bölümü yazmıştım TEŞEKKÜRLER...
Kullanıcı avatarı
gönderen Salih Dinçer
#5734
Merhaba,

Şöyle bir makale ile karşılaştım. Konusunda yetkin bir matematikçi arkadışımız. Belki başlanıç için rehber olabilir. Çünkü ideal parabolik yapıya ulaşamadan diğer adımlar boşa emek kaybı olacak...
Uğur Başak yazdı:PARABOL BİR AYNA İÇİN DEĞİŞİK PROFİL ÖRNEKLERİ
Bölge ölçümlerini kullanarak ayna yüzeyinin şeklini gösteren bir profil hazırlayabilirsiniz. Bu çeşit profil çizimleri herhangi bir başlangıç noktası kabul edilerek hazırlanır. Çizim için merkez ya da kenarı sıfır noktası olarak kabul ederseniz, aynanın fiziksel yüzey şeklini gösteren normal bir eğimli şekil elde edersiniz. Çizimin sıfır noktası olarak tepe noktalarını (%70 bölgesi) alırsanız, test yaparken ve cilalarken alışkın olduğunuz simit şeklini görürsünüz. Bölge ölçümleri düz bir çizgi kıstas alınarak, ona göre işaretlenir. Ölçümlerin profile uyarlanması için biraz cambazlık yapmanız gerekecektir. Profilin sıfır noktası tepe noktaşıdır. Tam ortasındaki derinlik ölçümü %70 bölgesi için yapılan ölçümün sonucudur. Ayna kenarındaki derinlik ölçüsü işe, kenar bölgesi ölçümünden %70 bölgesi ölçümünün çıkartılmasıyla hesaplanır.

Parabol bir aynanın mükemmel bir simit şeklindeki gölgesinin ölçümleri, merkez ve kenardaki derinliğin eşit olduğunu gösterir. 6 inç (152 mm) çap ve f/8 odak oranlı örnek bir ayna için bu ölçümler sonucunda, merkezdeki derinlik 1.143 mm, kenardaki ise 0.762 mm olarak bulunacaktir.

Şimdi aynı aynayı ele alarak (6 inç, f/8) başka bir örnek yapalım. Diyelim ki, mikrometre kullanarak bıçak-kenarı testi sonucunda merkez için 0 mm, %70 bölgesi için 0.508 mm, ve kenar bölgesi için 0.889 mm ölçüm yaptınız. Buna göre, merkezdeki derinlik ideal derinlik olan 1.143 mm’nın yarısı, kenardaki derinlik ise ideal olan 0.762 mm’nın yine yarısıdır. Profilin tepe noktasını sıfır kabul edersek, yaklaşık simit şeklini çizebilirsiniz. Bu örnekte, cilalama ve ‘ayna düzeltilmesi’ işleminin tam yarı yolunda olduuğnuzu görüyorsunuz. Çilalamaya biraz daha devam ederseniz, aynanıza tam bir parabol şeklini verebileceksiniz.

Aşağıda verilen profil örneklerinde (halen hazırlanıyor), aynanın hangi bölgelerinde daha fazla cilalama, yapılıp, camın ne kadar aşındırılması gerektiği açıkça görülmektedir. Yaptığınız ölçümler aynanın yüzey şeklini ve derinliklerini yaklasik olarak gösterirken, %70 bölgesindeyken yapacağınız gölge ölçümü profile birebir uygun bir görüntü sergileyecektir.


AYNANIZI DERECELENDİRİN!
Aynanızın bölge ölçümleri dişe dokunur derecede iyi sonuçlar veriyorsa ve %70 bölgesinin gölgesi oldukça yumuşak ve düzgün görünüyor ve “köpek dişi izi” (dog biscuit) benzeri lekeler görünmüyorsa, aynanızın cilalanması tamamlanmış demektir. Bu aşamada, aynanızı derecelendirmeyi düşünebilirsiniz. Genelde hedeflenen ayna derecesi ışık dalga boyunun 1/8’i olup, 1/4 te kabul edilebilir bir düzeydir. Derecelendirmeyle ne demek istediğimizi açıklayalım.

Aynanızı aşındırma ve cilalamanızın sonunda hedefiniz mükemmel parabolik bir yüzeye sahip olmasını sağlamaktır. Teorik olarak, aynanızın yüzeyi o kadar duyarlı ve düzgün olmalıdır ki, ideal yüzey şeklinden milimetrenin onbinde birinden daha az sapma göstermelidir. Bu da görünür ışığın dalga boyunun belli bir oranına karşılık gelmektedir. Bu nedenle, 1/4 dalga boyu duyarlılığı gibi terimler, optik bir yüzeyin duyarlılığını anlatmak için kullanılır. Bu tür oranlar, elinizdeki aynanın teoride mümkün mükemmel yüzeyli bir aynadan yaptığı sapma miktarını tanımlar.

Yüzeyinde ışık dalga boyunun 1/4'u kadar küçük bir çukur olan bir aynayı ele alalım. Aynaya doğru gelen bir ışık demeti, bu çukura girerken ve çıkarken 2 kez 1/4 dalga boyu kadar fazla yansıyacaktir. Aynadaki bu çukurdan yansıyan ışık demeti odak noktasında toplandığında, aynanın düzgün yüzeyinden yansıyan diğer ışık demetlerinden dalga boyunun 1/2'si oranında faz kaymasına uğrayacaktır. Bu faz farkılıkları yıkıcı girişim yoluyla odakta oluşan görüntüde siyah bölgelerin belirmesine yol açacaktir. Aynı durum dalga boyunun 1/4'u büyüklüğündeki bir tepe için de söz konusudur.

Yukarıda anlatılanları pratiğe dökersek, şu şekilde bir örnek verebiliriz. Daha önce 152 mm ve 203 mm çaplarındaki aynalar için verilmiş örnek Ayna Düzeltmesi miktarlarından yola çıkacağız. Elimizde 152 mm çaplı ve f/8 odak oranlı bir ayna olduğunu düşünelim. Ayna Düzeltmesi verilerine bakarsak, kenar bölgesi için 1/4 dalga boyu toleransının 0.91mm olduğunu görürüz. Bu tolerans, İdeal – Asgari ya da Azami – İdeal düzeltmeler arasındaki farkı ifade etmektedir: 1.9mm – 0.99 mm = 2.82 mm – 1.9 mm = 0.91 mm

Buna göre, kenar bölgesinde bir dalga boyunu 0.91mm x 4 = 3.64 mm olarak hesaplayabiliriz.

Aynı çalışmayı, %70 bölgesi için yaparsak, 1/4 dalga boyu toleransını 0.56 mm, bir dalga boyunu da 2.24 mm olarak hesaplarız.

Aynanızı derecelendirmek için ilk önce yapmanız gereken, Foucault testi sırasında bulduğunuz ölçüm sonuçları ile ideal Ayna Düzeltmesi miktarı arasındaki farkı bulmaktır. Diyelim ölçümleriniz kenar bölgesi için 1.52 mm, %70 bölgesi için 1 mm şeklinde ortaya çıktı. Bunların ideal ölçümlerden farkı, kenar bölgesi için 0.38 mm, %70 bölgesi için de 0.14 mm olacaktır.

Geriye kalan hesaplama, bu farkları kenar ve %70 bölgesi için daha önce hesapladığımız dalga boyu uzunluğuna bölmektir:

0.38mm / 3.64mm = 0.1044 = 1 / 10 dalga boyu

0.14mm / 2.24mm = 0.0625 = 1/ 16 dalga boyu

En son olarak, kenar ve %70 bölgeleri için hesapladığımız tolerans miktarlarının aritmetik ortalamasını bulacağız.

(1 / 10 + 1/ 16 ) / 2 = yaklaşık 1 / 13 dalga boyu

Bu da aynamızın dalga boyu toleransına göre derecesini vermektedir. Örneğimizdeki ayna çok mükemmel bir yüzey sergileyecektir.
Kullanıcı avatarı
gönderen Çağdaş Çalış
#5735
Merhaba,

Yazı çok güzel.

Zaten sorun şu anda foucault testini uygulayabilmek. Çalıştayda göstermeye çalıştılar ancak orada da gölgeleri göremedik. Bu test üzerine biraz yoğunlaşmak lazım.

Saygılar...
Kullanıcı avatarı
gönderen Salih Dinçer
#5744
Foucault Testinin Gizemlerini Anlamak
Çoğu amatör astronomi meraklısının aşağıdaki şu dört kategoriden birisine girdiği görülür:

- Ticari olarak üretilip satılan bir ayna satın almış olmakla yetinen amatör. Bunlar ya gerçekten aynanın performansından tatmin olmuşlar ya da basitçe satın aldıkları markanın ticari itibarına güvenmektedirler.
- Bir ya da birden fazla aynayı başarılı şekilde yapmış olan Amatör Teleskop Yapımcısı. Bunlar, Foucault testinin prensiplerini ve işlevlerini tam olarak bilirler.
- Şüphe içindeki amatörler. Birinci grup gibi bunlar da optik parçaları satın almışlar ama bunların performansı konusunda, imalatçının abartılmış olabilecek iddiaları karşısında yeterince ikna olamamışlardır. Bu kişiler, eğer üretici ve satıcıların reklamlarda söyledikleri doğru çıkarsa huzura kavuşacaklardır.
- Kendi aynasına sahip olmak isteyen ama aynayı test edip biçimlendirmekten gözü korkumuş Amatör Teleskop Yapımcıları.
Bu son iki grup insana bu yazı ile ulaşmayı ümit ediyorum.
Bazı insanlar Foucault testini, şeytan çıkarma ya da woodo büyücülüğü gibisinden karmaşık ve gizemli çalışmalar kadar anlaşılmaz bulurlar. Astronomi klüplerimizde çoğu yeni başlayan amatör, test düzeneklerine ilk kez yaklaştıklarında genellikle çekinmektedirler. Ama gerçekte Foucault testi, sadece biraz sabır, açık bir zihin ve temel prensiplerin anlaşılmasını gerektiren basit bir testtir. Hiç tartışmasız, özellikle yeni başlayanlar iyi bir teleskop yapımı kitabının ilgili kısımlarını defalarca ve yeni baştan okumalıdırlar. Tabii ki, tüm kitapların incili sayılan Jean Texereau’nun HOW TO MAKE A TELESCOPE kitabını. Burada test cihazının çalışma prensipleri, duyarlılıkları ve yapımı açıklanmaktadır. Testin temel olarak anlaşılmasıyla, bir aynayı test etme işini herkes kolaylıkla başarabilir. Elbetteki, özellikle kısa odak uzaklıklı aynalarda Foucault testinin yetersizlikleriyle ilgili olarak epeyce yayın vardır. Ama sizin bir ayna yapmanız ya da satın almanızdan bağımsız olarak her ki durumda da bu test, aynanın kalitesini gösterir. Endişelerinizin bir kısmını size bu test sırasında neler göreceğinizi önceden göstererek gidermek istiyorum. Bir resmin, bin sözcükten daha değerli olduğu söylenir ve umarım ki bu makalede de bu doğru çıkar.

Test ekipmanının yapılması oldukça kolaydır ve bunun için birçok teleskop yapım kitabında takip edilmesi kolay tarifler bulunabilir. Bir Foucault test cihazı yaptıktan (ya da satın aldıktan) sonra, aynayı 2 eksende (yukarı / aşağı ve her iki yana doğru) hareket ettirebilme yeteneğine sahip olan bir de ayna tutucusuna gerek duyacaksınız. Temel olarak Foucault test cihazı hareketli ya da sabit bir sahne üzerinde bulunan bir ışık kaynağı ile bu ışık kaynağından yayılan ışınları kesebilen bir bıçak kenarı içerir. Bir parabol için ölçüm yapıldığında, farklı bölgelerin çok hassas eğrilik yarıçaplarını (ROC - Radius Of Curvature) ölçmek gerektiği için bıçağın taşındığı kısıma birleştirilmiş bir de mikrometre bulunur.

Test için şimdi geriye sadece dört ilave koşul kalmıştır. Birincisi, aynanın merkezinden test cihazına olan uzaklığın bilinmesi (aynadan bıçak kenarına olan uzaklık ile aynadan ışık kaynağına olan uzaklığın ortalaması) ki bu da aynanın eğrilik yarıçapına eşittir ve cilalamanın erken aşamalarında kolaylıkla bulunabilir. İkincisi, bıçak kenarı ile yarığın açıklığının birbirlerine paralel olmasıdır. Üçüncüsü, test alanında hareketli hava akımları ya da sıcaklık değişimi oluşturacak kaynakların olmaması gerekir. Bu, gölgeleri değerlendirmeyi güçleştirici girişim desenleri oluşturacaktır. Son olarak da ayna, çevresi ile ısıl dengeye ulaşmış olmalıdır.

Testin doğasını anlayabilmek için bilmeniz gereken bazı temel kavramlar vardır. Öncelikle, Şekil 1 den 4’e kadar ki çizimlerde gösterilen küresel aynayı gözönüne alalım.
_______________________Resim
Eğer bıçak Şekil 1 de görüldüğü gibi eğrilik yarıçapının içinde bir noktaya getirilirse, görüldüğü gibi aynadan yansıyarak geri dönen C ve D ışınları, bıçak kenarı tarafından engellenecek ama aynanın geri kalan yarısından yansıyan ışınlar bloke edilemeyecektir. Böylelikle, aynanın sol yarısını aydınlanmış, sağ yarısını ise, karanlık olarak göreceksiniz.

Bıçak, Şekil 2’de olduğu gibi aynadan uzaklaştırılmaya devam edilirse, bir süre sonra R noktasına gelinecektir ki bu nokta aynanın eğrilik yarıçapındadır. Geri dönen ışınların tamamı bu noktada bloke edilir ve tüm ayna aniden grileşir. Aynanın aniden grileştiği bu noktada, bıçağın tam olarak aynanın eğrilik yarıçapına denk geldiği bilgisinin unutulmaması önemlidir.

Aynanın tamamını, bıçağı odak önüne ya da gerisine, dönen ışınları kesecek şekilde tam yol iterek de karartabililiriz ama bıçak, ışınları sağ tarafından girerek kesmeye başladığında, eğer odak içinde isek aynanın soldan, odak dışında isek de sağdan başlayarak kararmaya başladığını görebiliriz. Bıçağı aynadan daha da uzaklaştırırsak, Şekil 3’deki gibi dönen ışınlardan A ve B’nin bloke edildiğini görebiliriz. C ve D ışınları bıçak kenarından geçerek gözümüze ulaşırlar ve bu sebepten aynanın sol tarafı karanlıktır ve sağ tarafı da yarı aydınlıktır. Bu noktada odak dışında oluduğumuzu anlayabiliriz.

Bu üç prensibi aklımızda tutarak kusursuz olmayan bir küresel aynaya bakabilir ve ayna yüzeyinde tepeler ya da vadiler, alçak ya da yüksek bölgeler bulunup bulunmadığını anlayabiliriz. Sonra da bu anormallikleri düzeltecek uygun hareketlere karar verebiliriz.

Bir örnek olması açısından aşağıdaki Şekil 5’e bakarsak, aynanın merkezinde orta noktada bir hata olduğunu görebiliriz. Bıçak aynanın eğrilik yarıçapında ROC’da konumlandırılmıştır ve A,B,C vd D’den gelen ışınları etkili olarak keserek göze erişmesini engellemektedir. Şu da farkedilebilir ki, hatanın olduğu yerin sol tarafında ‘E’ ışınını da bloke etmekte ama ‘F’ ışını bıçak kenarından geçerek gözümüze kadar ulaşabilmekte.
________________________________Resim
Niçin?

Önceki şekillerden de görebileceğiniz gibi, Foucault testini kullanırken biraz düşünce gerekir. Gölgelerin size ne gösterdiğini hatırlamak zorundasınız. Bu prensipleri durup düşünürseniz, yanlış yapmayacaksınız. Odak içindeyken, ayna üzerindeki gölgeler bıçak ile aynı tarafa doğru hareket ederler. Odak dışında iken ise, gölgeler ışık kaynağı ile aynı taraftan hareket eder ve bu düzenekte soldan sağa doğru ilerler. Bu prensipler aklınızdayken bir test cihazına yaklaşırken neye bakacağınız hakkında bir fikriniz olacaktır.

İlk kez test cihazını kullanan kişilerin çoğu, aletten aynaya doğru bakıp tamamen gölgelenmiş ayna dışında birşey görememiş ve ‘demek ki bu şekilde görünüyormuş’ diye düşünmüş olduklarına eminim. Ne görmeleri gerektiğini bilseler, bıçağı yansıyan ışınların yolundan yavaşça uzaklaştırıp ayna yüzeyinde neler olduğunu inceleyebileceklerdi.
_______________ResimResimResim
Devamı için makale başlığına, orijinali için buraya tıklayınız...

Ayrıca kendi aynasını yapmak isteyenler için güzel bir günlüğe rastladım. Öykü tatında okuyacağınız bu günlük nelerle karşılacağınızı gözler önüne seriyor:
Bir Ayna Yokmus, Bir Ayna Varmis:
Eski Bir ATM'den Yeni Bir ATY Oykusu

"Ve nihayet, bir amatorun kendi elleriyle bicimlendirilmis bir gozlem aleti kullanarak evrenin sirlarini cozmeye calismasinin itici gucunu unutmamak gereklidir."Russell W. Porter, Mart 1923 - Stellafane ATM senliginin kurucusu.

Baslangic ... 16 Agustos 2006
.
.
.
Onuncu Seans: 22 Mart 2007 - Ince Asindirmaya 220 Gritle Devam


"Baskalarinin yaptigi teleskoplarin ayrintilarini yakindan inceleyerek, su ya da bu ozelligi kendi teleskobunuz icin kopyalamak, bu ozellikleri iyilestirip gelistirdiginiz surece sportmence bir davranis olacaktir." Albert G. Ingalls - Scientific American dergisinin eski editoru.
Başarılar...
Kullanıcı avatarı
gönderen Ercan DOLU
#5748
Hocam yazı gayet güzel tamamını okudum konuya yeni başlayan biri olduğum için çok fazla fikir edinemedim. Fakat ölçüm teknikleri ve yüzey kalitesi konusunda sanırım farklı yöntemlerde var. Metal işleme konusunda çalışıyorum ve bizim kullandığımız ölçüm cihazlarının ayna yüzey kalitesini ve parabolik eğriyi ölçebileceğini biliyorum. Tabi bizim kullandığımız cihazlar 80 000 dolar civarında
SAYGILAR :wink: [/quote]
Kullanıcı avatarı
gönderen Ercan DOLU
#5843
Tahir bey merhaba
size birşey sormak istiyorum Tabi bilen arkadaşlarda cevaplarsa sevinirim
Ben daha öncedende sizinde bildiğiniz gibi ayna yapımı için farklı bir teknik uygulamayı düşündüğümü belirtmiştim.D= 300 çapında f=1200 odak uzaklığında olan bir ayna için r = ? ne olmalı Aynanın radüsü nü oyarak düzgün bir şekil veremiyeceğim için cnc de kalıp yapıp camı kabaca döküp şeklini ondan sonra düzeltmeyi düşünüyorum. Yani yapacağım kalıbın radüsünü öğrenmek istiyorum Radüs odak uzaklığının 4 katımı yoksa 2 katımı olacak? yada farklı bir formülmü var?
Bir başka sorumda : odak uzaklığı kısa olan aynada parlak fakat küçük görüntü uzun olan aynada ise soluk ve büyük görüntümü oluşur Cevaplarsanız sevinirim SAYGILAR
Kullanıcı avatarı
gönderen Ercan DOLU
#5846
Tahir bey merhaba
ustteki mesajı attıktan sonra forumu gezerken aynanın şekli konusunda farklı bilgiler buldum resimi buraya nasıl ekleyeceğimi bilmediğim için ekleyemiyorum
aynanın şeklinin tam bir daire olduğunu (yani parabolik eğri, tam bir dairenin bir kısımı)düşünüyordum doğrumudur? yada farklı ise nasıl bir eğriye sahip?

Biliyorum daha önce atılmış ama linkleri nede[…]