İlköğretim, Ortaöğretim öğrencileri ve Öğretmenler için Astronomi kaynakları. Ödev, proje, döküman yardımı. İlgili bölümlerde okuyanların düşünceleri. Gökbilim eğitimi verilen yerler, ilgili kurslar. Astronomi kitapları, web siteleri, ödevler, yazılımlar, dosyalar, kaynaklar...
gönderen ceyhun bıdıl
#2820
Uzay aracı deyince ne anlıyoruz?
Sonda roketi
Dünya yörüngesine oturtulan yapay uydu
Gezegenlere gönderilen uzay sondaları
Gezegen yüzeylerine bırakılan Kondu’ları
anlamalıyız. Bunlar insanlı veya insansız olabilirler. Her üçü de biçim, büyüklük, amaç ve karmaşıklık bakımında farklılıklar gösterir. Örneğin insanlı uçuşlarda yaşam desteği vardır.


Uzay aracını yer çekimine karşı uzaya fırlatmak için gerekli gücü roket motorları sağlar.
Bu motorlarda yanarak oluşan egzoz gazı yüksek bir hızla atıldığında meydana gelen tepki, fırlatma aracının itici gücünü oluşturur.
Roket yükseldikçe yakıt miktarı azalır, araç hafifler ve aracın ivmesi giderek artar.
Yer yörüngesine oturabilmesi için yaklaşık 28000-29000 km/saat hızına ulaşması gerekir.
Yerçekimi kuvvetini farklı h’lar için hesaplayınız
En son ceyhun bıdıl tarafından 03 Tem 2007, 10:11 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kere düzenlendi.
gönderen ceyhun bıdıl
#2822
Uzay aracının en sonunda hızını artırabilmek için bulunan bir yöntemdir.
Roket birden fazla kademeden oluşturulur.
İlk kademenin yakıtı bittiğinde tank atılır. Bu şekilde araç hafifler.
Genellikle üç kademelidir ama Ariane roketlerinin son modelleri beş kademelidir.
Uzaya gönderilmek istenen esas aracın ağırlığı, çok kademeli bir fırlatma aracının kalkış anındaki ağırlığının %1’nden daha azdır.

Yer yörüngesine oturabilmesi için gerekli hıza ne kadar çabuk ulaşırsa o kadar az yakıt harcanır.
Eğer süre uzarsa yer çekiminden dolayı hızında her saniye 9.8 metre hız kaybeder.
Bu ise aracı yüksek bir ivme ile fırlatmamız gerektiğini ortaya koymaktadır.
İvme için bir üst sınır vardır. Araçtaki aletler bu ivmeye dayanabilmelidir. Örneğin insanlı uzay uçuşlarında bu sınır 6g-7g’den fazla olmaz.
gönderen ceyhun bıdıl
#2823
Uzay araçlarını yer yörüngesine veya gezegenler arası bir yörüngeye oturabilmesini sağlarlar.
Büyüklük, kademe sayısı ve roket motorları gözönüne alındığında çok çeşitleri vardır.
Örneğin NASA’da geliştirilen dört kademeli SCOUT fırlatma aracının yüksekliği 22m, çapı 112 cm, fırlatıştaki ağırlığı 21000 kg’dır.
Bu 180 kg ağırlığındaki bir uyduyu yer yörüngesine taşıyabilir veya 38 kg ağırlığındaki bir uzay sondasını dünyadan kaçış hızı verebilir

İlk kez 1958 de uretildi ve bir yiı sonra dört kadameli olanı yapıldı.
1.Kademenin ado Algor ve 40 saniyede yakıtını yakarak 510,000 Newton’luk bir itme sağlıyor.
2.Kademenin adı Castor ve 39 saniyede yakıtını yakarak 225,000 Newton’luk bir itme sağlıyor.
3.Kademenin adı Antares, 39 saniyede 61,000 Newton’luk bir itme
4.Kademenin adı Altair, 38 saniyede 13,700 Newton’luk bir itme
gönderen ceyhun bıdıl
#2824
Dört kadamede de yakıt kullanan Scout roketinin her kademedeki kimyasal yakıtı farklılık gösterir.
23 kg’lık bir yükü 13,700 km’ye, 68 kg’lık bir yükü ise düşük yer yörüngelerine taşıyabilir.
İlk uçuşunu 1 Temmuz 1960’da son uçuşunu ise 1993’de gerçekleştirmiş.
Başarı oranı %88’dir ki bu oran uzay çalışmalarında çok yüksektir.


Bir örnek daha verelim. İlk Ay uçuşlarında kullanılan Satürn 5 fırlatma aracı üç kademeliydi.
Satürn 5’in yüksekliği 111 m, fırlatılıştaki ağırlığı 2700 ton. Bunun ¾’ünü yakıt oluşturuyordu.
112 tonluk bir ağırlığı yer yörüngesine taşıyabiliyor, 4.3 tonluk bir ağırlığa ise kaçış hızına yükseltebiliyordu.
Büyük fırlatma araçları çok pahalıya mal olmakta ve ancak bir kez kullanılmaktadır.

Uzay aracını hangi amaçla atarsak atalım, uçuş yolunun önceden saptanması gerekir. Gezegenler arası yolculuk yapıyorsa ne zaman hangi gök cisminin çekim kuvvetinden yararlanacağı saptanır.
Yerin dönmesi, gezegenlerin yörüngelerindeki hareketleri, uzay aracını etkileyen ve sürekli değişen kütlesel çekim kuvvetler nedeniyle bir uzay aracının hareketi hiçbir zaman bir doğru çizgi boyunca ya da sabit hızda değildir.
Uzayda yönlendirmenin temeli dönen denge çarkının (jiraskop) eylemsizliğine dayanır.

Uzay aracı ile sürekli radar ya da radyo bağlantısında bulunmak olanaksızdır.
Yeryüzünde çok sayıda izleme istasyonu gerektirir.
Telemetre tekniği ile sıcaklık, ivme, basınç, çekilen fotoğraf gibi bilgiler kodlanıp izleme istasyonuna radyo dalgaları ile iletilir.
Araca verilecek emirler de yine izleme istasyonlarından radyo dalgaları ile bildirilir.
Araçtaki alıcı ve göndericinin tam çalışması için antenlerin ve güneş panellerinin tam olarak yönlendirilmeleri gerekir.


İki uzay aracının çeşitli nedenlerle uzayda birleşmelerine kenetlenme denir. Bunun için her iki uzay aracının yörüngesi aynı olmalıdır.
Yörüngelerin çakıştırılmasına randevu denir.
Randevunun gerçekleşmesi için ikinci uzay aracının fırlatılma anı çok önemlidir.
Radar donanımı, bilgisayar ve itici roketler ile işlem gerçekleştirilir.
Ay’dan kalkan Ay modülü yörüngede dolaşan komuta modülüyle kenetlenmişti.
Uzay istasyonu kurma veya Mars’a insanlı uzay uçuşu güvenilir randevu ve kenetlenme tekniği gerektirir.
gönderen ceyhun bıdıl
#2825
Dünyaya dönüşte uzay aracının hızının düşmesi gerekir. Bu ise frenleme roketleri, atmosferik sürtünme ve paraşütle sağlanır.
Aracın atmosfere giriş açısı çok önemlidir. 5-7 derece. Bu açı eğer küçük olursa uzaya kaçar, büyük olursa da atmosfere dik girdiğinden sürtünme çok yüksek olur.
Sürtünme fazla olduğunda uzay aracı akkor hale gelir. Bu nedenle çok iyi izolasyon gerektirir.
Astronotlar paraşütle denize iner, kozmonotlar ise paraşütle Sibiryaya iner. Ay ve Mars’a iniş?
Uzay mekiği bir tür planördür, hava alanına iner.


Uzay programları ya bilimsel araştırmaya ya da uygulamaya dönük olmak üzere iki şekildedir.
Bilimsel araştırma, genellikle güneş sistemi üyelerine yöneliktir veya yıldızları daha iyi gözlemek için yer atmosferinden kurtulmak şeklindedir.
Uygulamaya yönelik programların amacı ise ekonomik yararı olan yapay uydular aracılığı ile toplumlara çeşitli alanlarda hizmet götürmektir.
Sonda roketleri.
gönderen ceyhun bıdıl
#2826
SSCB, Luna serisi Ay uzay araçları. Bu seriden uzay araçları, yörüngede dolaştı resim çekti, bazısı Ay yüzeyine indi, toprağı inceledi, filmini çekti.
1959 yılında Luna 3, Ay’ın arka yüzeyinin fotoğrafını çekti.
1970 yılında Luna 16, bir kapsül içinde Ay’dan toprak getirdi.
Luna 17, Ay yüzeyinde kendi kendine dolaşabilen televizyon kameralı bir araç indirdi.
ABD, Ay araştırmalarını Ranger, Surveyor ve Lunar Orbiter serisi uzay araçları ile yaptı. Bu üç seri daha sonra gerçekleşecek Apollo programının öncüleriydi.


NASA Ay’a astronot göndermeden önce uzun süre araştırma yapmıştır. 1961-65 arasında 9 Ranger, 1966-68 arasında 7 Surveyor ve 1966-67 arasında 5 Lunar Orbiter olmak üzere toplam 21 robot sonda göndermiştir.
Ranger’larda dört tanesi başarılı olmuş ve bunlar doğrudan Ay yüzeyine çarpmışlardır. Kazadan ! önce fotğraf çekip göndermişlerdir.
Surveyor sondaları Apollo uzay araçlarının ineceği yeri belirlemişlerdir.
Lunar Orbiter serisi ise Ay’ın %99’unun haritasını çıkarmıştır.

Toplumlara ekonomik ve kültürel yarar sağlayan yer uydularının sayısı gün geçtikçe artmaktadır.
Bunlar hizmet alanına göre iletişim, meteoroloji, doğal kaynaklar, haritacılık, yer bulma ve yönlendirme gibi sınıflara ayrılabilir.
Bunlar içinde en önemli olanı askeri uydulardır.
Bu hizmetlerden başlangıçtan bu yana Türkiye de yararlanmıştır. MTA, Meteoroloji GM, Harita GM, DSİ, TPAO gibi devlet kurumları çalışmalar yapmıştır.
Bugün uzaydan alınan verilerinden nasıl yararlanıyoruz?
Kullanıcı avatarı
gönderen Arda Güler
#53337
Bir uzay aracının Dünya'ya girerken yavaşlaması gerekir.Yüksek hızda girerse atmosfere sürtünür ve bu hızlı
sürtünmden dolayı alev alabilir.(Allah astronotları korusun bu hatayı yapmasınlar :mrgreen: )