Amatörlerin gözlem deneyimleri, gözlem hikayeleri.
#105741
Aşağıda okuyacaklarınız teleskobu tanımaya çalışırken başıma gelenlerden ibarettir. Gülmek ve ibret almak serbesttir. :lol:

TELESKOPLA TANIŞMA

Çok uzun, belki de Bigbang’den bugüne (tabi kendi bigbang’imden bahsediyorum :D ) diyebilecek kadar uzun bir bekleyişten sonra, teleskobuma kavuştum. Paketini açtıktan sonra kurmam, kılavuz sağolsun, bir kaç dakikamı aldı. Hemen denemek istesem de, elektronik bir alet olduğu için, kılavuzu okumadan herhangi bir şeyine dokunmak istemedim ve İngilizce olan kılavuzu, sonraları daha rahat okumak üzere çevirmeye başladım. Tabi go-to yu çalıştırmak için pil de gerekiyordu. Birkaç sayfa çevirdikten sonra, sabrım buraya kadarmış, pil almayı da beklemeden çevirdim teleskobu göğe. Tabi ilk hedefim aydı ve pencereden sadece belli bir kısmını görebiliyordum. Uzun süren netleştirme çabalarımdan sonra, ayın çok parlak olduğuna ve illa ki filtre gerektiğine karar vererek, ilk gözlemime son verdim.

DAĞ GÖZLEMİ :lol:

Ertesi gün bulucu dürbün ve teleskop arasındaki koordinasyonu sağlamak üzere, çok uzak dağları görebileceğimiz bir yere gittik. Dağları hedefledim, buldum ama pikniğe beraber gittiğimiz kişilerin teleskop heveslerinin geçmesini beklerken akşam oldu, ay doğuda belirdi. İlk ay gözlemimizi ben teleskobuma elimi değdiremeden yaptık. Meğer filtreye gerek yokmuş, sorun netlikteymiş :lol:


“VALLAHA DA SATÜRN”

Memleketim ve çalıştığım yer aynı olmadığı için sadece haftasonları teleskobumla ilgilenebiliyorum. Teleskobum yanımda değil, çünkü; çalıştığım şehir gözlem için çok uygun değil.

Bir hafta sonra, teleskopla tanışma sırası kardeşimdeydi. Nasıl kurulduğunu, nasıl ayarlama yapıldığını falan anlattıktan sonra dümeni kendisine verdim. Tabi gök atlası da ben oluyorum. Birkaç yıldız gözleminden sonra doğudan bir gezegenin yükseldiğini fark ettim. Stellariumdan edindiğim bilgiye göre Satürn olduğunu öğrendim. Kardeşim teleskobu çevirdi, netlik ayarlarını yaptı. O vakte kadar herhangi bir heyecan belirtisi göstermeyen çocuk birden şunları söyledi: “ Vallaha da Satürn” :lol: İkimizin heyecanı da görülmeye değerdi. Teleskobun dürbünden biraz daha iyi gösterdiğini okumuştum, bu yüzden satürnün halkalarını görebileceğim hiç aklıma gelmemişti.

Sonra ay gözlemiyle geceyi bitirdik ama Satürn varken aydan kime neydi.

TELESKOBU BENDEN ÇOK BEKLEYENLER BİTMEDİ…

Ertesi akşam sıra, yıllarca gökyüzü, yıldız, meteor yağmuru diye beyinlerini yıkadığım, gökbilimi sevmeyecekse de sevmek zorunda kalmışlara gelmişti. İçlerinden biri de 9 yaşındaydı. Satürn ve ay henüz görünürde yoktu, bu yüzden ilk hedef Jüpiter oldu. Profesyonelleşmişlerimiz (çok uzun bir kelime oldu :D ) bilirler; odakta parlak bir cisim varsa, netlik ayarlanmamışsa önce simit şeklinde bir halka görünür. Yıldızlarda daha çok ince çizgili çember gibi, Jüpiter gibi daha parlaklarda resmen simit. Tabi ben o gün bunu bilmiyordum, daha önce sadece yıldızlara bakmıştım. Görüntü aynen şöyle: Odakta Jüpiter var, mercekte nerdeyse ay kadar yer kaplıyor, flu bir ışığı var ve tam ortasında daire şeklinde kara bir cisim. Çeviriyorum çeviriyorum olmuyor. Kılavuzda yakın cisimler için saat yönünde, uzak cisimler için saat yönünün tersine çevirin yazıyordu. Jüpiter aydan uzak ya, tersine çeviriyorum habire. Sonra hem sıkıldım hem de sabırsızlıkla bekleyen 9 yaşındaki hiperaktifin hevesini kırmamak adına, birkaç dakika sonra kendimi de güldüreceğim şu tespitleri yaptım: “ Jüpiter Güneş’ten uzak olduğu için çok parlak görünmüyor, muhtemelen ortasındaki de uydularından biri, aramıza girmiş.” :oops: Bunları söyledim baktı zavallılar gezegen göreceğiz diye ama bu arada içimde yorumlar devam ediyor: “Arkadaş, Jüpiter uzaksa niye ay kadar yer kaplıyor mercekte. Uydularından hiçbiri bu kadar büyük de değil. Ve bu siyah cisim tam ortasında sabit duruyor, azcık da olsa hareket etmez mi?” O an “Durun dedim bu işte bir yanlışlık var.” Bu kez saat yönünde çevirmeye başladım topuzu ve şükür ki Jüpiter ve 3 küçük yavrusunu bulduk. Artık simiti hiç unutmayacağım kesin :lol:
Birkaç saat sonra Jüpiter gözlemi yerini, görenleri kendisi bulmuş kadar heyecanlandıran Satürn ve aya bıraktı. Ardından birkaç yıldız ve avcıdaki bulutsudan sonra gözlem sona erdi. Arada tabi go-to özelliğini denemek adına gezegen takip, hizalama falan da yaptım ama pek başarılı değildi.
Sonuç;
1-Belli bir yaşın altındakileri, hele de hiperaktifse, takla atan, dans eden bir gezegen bulunmadığı sürece teleskopla tanıştırmayın, hevesini kırarsınız.
2- Kılavuzu körü körüne takip etmeyin. Deneme yanılma bazen en iyisidir. :oku
#105742
Çok güzel bir tanışma olmuş. Okuması acayip eğlenceliydi, hele de simit jüpiter :)
Unutulmayacak bir ilk deneyim olmuş. Nice, güzel, dolu dolu gözlemler yapmanız dileğiyle.
#105746
Şule hanım, merhaba

Güzel bir yazı olmuş. Yeni teleskobunuz da hayırlı olsun, iyi günlerde kullanın.

Teleskobunuzu merak ettim. Focus tutmayınca simit şekli çıkmasından ikinci bir ayna olduğunu anladım ama. :)
#105754
Çok teşekkür ediyorum. Teleskobum Nexstar 90SLT. Hikayenin devamı gelecek. Bunları daha önce yazma girişiminde bulundum aslında. Fakat çok uzun sürdüğü için forum beni çevrimdışı yaptı. Tüm yazdıklarım silinince sinirlenip yazmaktan vazgeçmiştim. :D Nasip bugüneymiş. Daha sırada geçtiğimiz haftanın hikayeleri var. :)
#105758
Selçuk Kurtuluş yazdı: Ben de çok defa aynı şeyi yaşadım. Artık uzun yazıları "gönder" ile yayınlamadan önce mutlaka tümünü seçip crtl+c yapıyorum. Ne olur, ne olmaz. :D
Önceleri forumlarla haşır neşir olduğum zamanlar biliyordum bunu da aradan uzun zaman geçince unutmuşum. Astronomiyle ilgili bir çok bilgi de gitmiş bu arada. Neyse ki okudukça ve gözlem yaptıkça geri geliyor.
#105759
GO-TO or NOT GO-TO :evil:

İki hafta aradan sonra gözlem mekanım yine dedemlerin bağ eviydi. Eskiden şehir ışıklarından uzaktaydı. Yaz geceleri elimde gök atlası, bazen de dürbün, bir çok geceyi bağ evinin damında geçirirdik. Meteor yağmurları zamanında ise kardeşlerim ve kuzenler yataklarımızı dama serer, yağmuru izlerdik. Samanyolu çok güzel görünürdü o zamanlar. Şimdi bağ evinin bulunduğu yer şehir planı içine girdi ve gökyüzü o günlerdeki kadar karanlık değil. Ama en azından etrafını kuşatan çok fazla bina olmadığından şu an için ideal bir gözlem alanı benim için.

Teleskop alalı bir ayı geçmişti ama henüz go-to mu not go-to mu doğru düzgün deneyememiştim. :D Gündüzden bulucu dürbünle teleskobun koordinasyonunu sağladım. Güneş battıktan hemen sonra, önce hilali sonra jüpiteri gözlemledim, bulucu dürbünü denemek adına. 25 likle bulduğum nesneyi 9’luğu taktığımda da görebiliyordum, ayar tamamdı yani.

Bu kez evin damında değil de yerde, yakındaki sitenin ışıklarını ağaçların engelleyeceği bir yerde gözlem yapmak istiyordum. Yemek arasından sonra, bahçeye çıkıp uygun bir yer aradım. Maalesef tüm yönleri aynı anda görebileceğim bir açıklık bulamadığım için evin damında karar kıldım. Rüzgar damda işimi biraz zorlaştıracaktı ama olsun, en azından teleskobu bir yere yerleştirdim mi güneybatının bir kısmı hariç her yeri görebilecektim.

Çok değerli teleskobumu alıp 2 kat yukarı taşırken, bulucu dürbünü bir yere çaktım. :aah Eyvah dedim gitti ayarı. Yukarı çıkınca önce tripod denge ayarı, sonra bulucu dürbünün ayarını tekrar yaptım, gündüzki kadar hassas olmadı ama olsun. Yeni misafirlerimiz vardı yine. Onlara hilal ve Jüpiter turu attırdım; Büyük Ayı’nın Mizar ve Alcor ikilisini gösterdim. Sonra tek yıldız hizalamayı kutup yıldızında denedim, bakalım ne olacak diye. Hizalama başarılıydı ama, Arcturus’u bul dediğimde zavallı hangi yöne bakacağını sapıttı. :lol: Kılavuzda okumuştum zaten bunların olabileceğini.

İki yıldız hizalama yapmayı denedim: Biri Kutup Yıldızı, diğeri Arcturus. Kutup yıldızına hizalama başarılıydı ama Arcturus’u hizalarken tripoda değdi ayağım. :aah Devam ettim gerçi ama hizalama ölmüştü tripoda değdiğim anda. Neyse dedim devam edeyim, bakalım ne kadar değmişim. :D Regulus’u bul bakalım dedim. Tabi ki de bulamadı :lol: Zaten piller zayıfladığından Regulus’u ararken yarı yolda yokuşta kalmış araba gibi inlemeye başlamıştı; nereye gittiğini kendi de bilemedi velhasıl. :hasta Sonra sinirlendim “Yav başlayacağım go-tosuna. Çıplak gözle bulduğumu kaybettiriyor bana. Ben bulurum arkadaş” dedim. Yolumu zaten kendim buluyordum, bulmaya devam ettim. Sanırım akü alana kadar pille bir daha go-to denemesi yapmayacağım. :evil: Keşke go-tolu alacağıma bu fiyata daha iyisini alsaymışımı da dedim tabi, onu geçmeyeyim.

Satürnün çıkışıyla yeni gözlemcimize satürnü gösterdim. Herkes gibi bir tepki vermesini beklerken, bugün gördükleri arasında kendisini en çok tatmin eden görüntülerin jüpiterle, mizar-alcor ikilisi olduğunu söyledi. İlginçti…

Görülmesi gerekenleri aşağı yukarı görmüşlerdi. Işık kirliliği sebebiyle daha uzak cisimleri bulmamız da görmemiz de çok zordu. Ki Sombreroyu aradım bulamadım. Avcıdaki bulutsuyu bulabilirdim ama batmıştı avcı. Ne yapsam diye düşünürken serde öğretmenlik var ya, yanımdaki iki genci geçirdim teleskobun başına. Beni az çok gözlemlemişlerdi, ne yapacaklarını biliyorlardı. Teker teker önce satürnü bulmalarını istedim, her şeyi kendileri yapacaktı. Ardından biri Arcturus’u biri Spica’yı buldu. Tabi, yerlerini gösteriyorum, daha takım yıldızlarını gökte bulabilecek kadar değiller.

Not almak için getirdiğim defterime ben yapamadım ama sağolsun gençlerden biri yazmış bir şeyler, az biraz onların heyecanını da size yansıtayım:

“Keşif ekibi saat 21.28 sularında kaptanımız Şule K. Tarafından gökte parlak gördüğümüz her şeye bakma emri aldık. Hava şartları çetin. Kaptanımız her şeye rağmen soba dumanında ısınmamızı ve tahta sandalyeler üzerinde oturup, bulutların görüş açımızı kapatmaması ve Satürn’ü görmemiz için dua ettiriyor……..

Kaptanımız yeni rotamızı Arcturus olarak belirledi. Fakat kendisinin Büyük Ayı’da bir yıldız mı, yoksa bir takım yıldızı mı olduğunu henüz bilmiyorum….

Kaptanımızla birlikte sabahtan beri Capella, Procyon, Spica ve daha nice yıldıza baktık. Yolculuğumuz heyecanlı bir arayışla devam ediyor….. Mizarla Alcor bizim yoldaşlarımız haline gelmiş. Uzaktaki Satürn’ü gördüğümüzde neşemiz yerine geliyor ve kendimizi sonu belli olmayan bir Satürn tartışması içinde buluyoruz. Kaptanımız dümeni bana devrediyor.”
#105761
Sevgili Sule hocam,

Yazdiklarini ben de cok keyifle okudum, ama "miço"nun yazdiklarini okurken sanki sizleri seyrediyormus gibi oldum. Nedendir bilmiyorum, gozlerim doldu. Dolmakla kalmadi, bir de tasti.

Bu ulke butun herseye ragmen hala ayakta ise senin gibi ogretmenlerin ve ogretmen ruhlu insanlarin sayesindedir. Bir de elbette notlari tutan miço gibi genclerimizin sayesinde. Goreceksin onlar ne cabuk tayfa, serdumen ve zabit olacaklar. Hepinizi tek tek kutluyorum. :tap :tap

Konuya donecek olursam :roll: , inanki bu anlattiklarinin hepsini ben de yasadim. Hala da ara ara benzer hikayeler geliyor basimiza :aah :aah :aah ama kimselere caktirmiyoruz artik :) malum kariyeri cizdirmek var isin ucunda :) :ye

Bu forum yuzunden Google Chrome kullanmaya basladim. O yazdiklarini unutmuyor. Geri tusuna basinca hersey aynen geliyor. Belki yuzden fazla kiymetli mesajim uctu, hevesim kirildi. Chrome sayesinde artik boyle bir derdim yok.

Bir diger alternatif de, mesaji Word ya Outlook da yazdiktan sonra oradan kopyalayip foruma yapistirmak olabilir.
#105762
Hizalama konusunda soyleyeceklerimi unuttum :) yaslilik iste :) Gecen hafta 1 yas daha yaslandim :)

Kutup yildizi hizalama icin iyi bir yildiz degil. Hiz Alt-Az Goto kundak kullanmadim. Fakat ekvatoryel kundaklarda Polarise gitmek acaip zordur. Denememis olanlar denesinler.

Hizalama icin sececeginiz yildizlarin kutuptan 45-50 derece uzakta olmasinda yarar var. Meridyenin her iki tarafindan secilecek hizalama ve kalibrasyon yildizlari hedefe gitmedeki isabeti arttirir.

Gunes sistemi objeleri ile yapila hizalamalar da kotu sonuclar verir, onlari da kullanmaktan kacinmak lazim.

Aldigim 6SE teleskobu kullanmaya baslayinca daha fazla bilgi vermeye calisacagim.

Sevgiler
#105765
Şule hocam,

Kendimi sizleri dışarıdan seyreden birisi gibi hissettim. Gözümde canlandı masalımsı gözlem raporunuz. Hele tayfanızın seyir defteri notları, büyüleyici bir finaldi. Sözlerinden belli ki, gökyüzüne hakim olmaya başlıyorlar. Yağmurlu uzun günlerin ardından, uzak kaldığım telekobumu daha da özlüyorum; fakat sizin gözlemlerinizi okurken biz de eşlik ediyormuşuz gibi hissedip gök açlığımı az da olsa doyuruyorum. O acemilikleri yaşayamadığım için de bulutlara kızıyorum :)

Bir sonraki macerayı sabırsızlıkla bekliyoruz hocam, bol yıldızlı geceler.
#105766
Bacadan çıkan soba dumanında ısınırken, bulutların Satürn'ü örtmemesi için yapılan dua. :lol:

Şahane gözlem ve anlatım. Bu konuda klasikler arasındaki yerini alacaktır yazılarınıza devam ettiğiniz sürece.

Selamlar..
#105767
Şule hanım harika bir aktarım...

Bazen özellikle biz astrofotoğrafçılar jüpiter' in şurasından da şu detay niye çıkmadı ki, bu bulutsu sönük kaldı biraz daha pozlasaymışım keşke diye hayıflanırken bu basit ama çok kıymetli keyifleri unutuyoruz. Ben de geçen gün seeingi kontrol etmek için satürn' e bakarken bayağı şaşırdım. Vay be ne kadar da güzelmiş dedim ki 3 yıldır satürn çekiyorum...

Sirkelenip kendime gelmedim desem yalan olur... En kısa sürede kendi oturduğum sitede benim koca oğlanı alıp bir etkinlip yapacağım. Her yerden çocuk fışkırıyor sitede zaten :) geç bile kaldım hatta...

Not: Sedat bey 6SE ne ayak? :kanit
#105768
Harika bir anlatım. Tebrik ederim sizi, yaptığınız iş takdire şayan. Gençlere yol göstermeniz onlara güvenip , bigbang dan beri beklediğiniz teleskobu emanet etmeniz harika. Aslında hepimizin yapması gerekeni yapıyorsunuz, çünki zamanla astronomiye olan aşkımız azalmaya başladıkça çocukların gözlerinde ki o ışıltı burak'ın dediği gibi silkeliyor bizi.
Tekrar tekrar tebrik ediyorum sizi.
#105769
Hocam yazdıklarınız çok güzel. Gözümün önünde canlandı. Tebrik ederim.
İyi çalışmalar diliyorum.
#105792
Çok kıymetli yorumlarınız için hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum.
Selçuk Kurtuluş yazdı:
Şahane gözlem ve anlatım. Bu konuda klasikler arasındaki yerini alacaktır yazılarınıza devam ettiğiniz sürece.

Elimden geldiğince günlüğe devam etmek istiyorum. Beni bir şeyler yazmaya başlatan astronomiydi. Astronomiyle tanışmam Taşkın Tuna'nın İlim ve Teknik serisi yayınlarında çıkardığı kitaplara dayanıyor. Çoğu bilimsel kitabın aksine daha basit, sürükleyici ve şiirsel bir anlatımı vardı. Öyle ki ben 5. sınıf öğrencisi olarak anlayabiliyordum. Sanırım ondandır, bir gün bir astronom olursam gökbilimi insanlara sevdirmek için onun gibi yazmak istedim. Şu anda da geriye dönüp yazdıklarıma baktığımda, neredeyse bütün yazılarımda konuyla alakası olmasa da gökbilimden benzetmeler görüyorum. İçime işlemiş gökbilim, vesile olanlar sağolsun. :tap
basak demirel yazdı:Gençlere yol göstermeniz onlara güvenip , bigbang dan beri beklediğiniz teleskobu emanet etmeniz harika.
"Eşya insana hizmet içindir." diyorum. Bir de ben onların yaşındayken çevremde teleskobu olan birileri olsa dünyalar benim olurdu herhalde. O yüzden ne kadar uzun süredir beklediğimin önemi olmuyor. :)
Burak Yakut yazdı:En kısa sürede kendi oturduğum sitede benim koca oğlanı alıp bir etkinlip yapacağım. Her yerden çocuk fışkırıyor sitede zaten :) geç bile kaldım hatta...
Aman hocam çok küçükleri çağırmayın. Benim 9 yaşındaki kuzen bir hevesle gelmişti ilk etkinliğe. Sonra teleskopla gördükleri tatmin etmeyince bir dahakine yanımıza uğramadı. Azcık beklemek gerekiyormuş. :roll:
Sedat Bilgebay yazdı: Gecen hafta 1 yas daha yaslandim :).......

Kutup yildizi hizalama icin iyi bir yildiz degil. Hiz Alt-Az Goto kundak kullanmadim. Fakat ekvatoryel kundaklarda Polarise gitmek acaip zordur. Denememis olanlar denesinler.

Hizalama icin sececeginiz yildizlarin kutuptan 45-50 derece uzakta olmasinda yarar var. Meridyenin her iki tarafindan secilecek hizalama ve kalibrasyon yildizlari hedefe gitmedeki isabeti arttirir.

Gunes sistemi objeleri ile yapila hizalamalar da kotu sonuclar verir, onlari da kullanmaktan kacinmak lazim.
Hocam öncelikle geçmiş doğum gününüzü kutlarım. Hizalama konusunda iyi sonuç vermeyen bütün seçenekleri denedim. :lol: En son üç yıldız hizalama kaldı. Hizalamada hız kazanamadığım için kutup yıldızı bana en iyi seçenek gibi gelmişti. Diğerleri hizalamaya çalışırken kaçıp gidiyorlar. :lol: Bir dahakine tavsiyelerinize uyacağım inşaallah.
Talat Keleş yazdı:Hele tayfanızın seyir defteri notları, büyüleyici bir finaldi. Sözlerinden belli ki, gökyüzüne hakim olmaya başlıyorlar.
Aslına bakarsanız, gerçekten sevdiklerinden mi yoksa benim için mi yapıyorlar emin değilim. Seyir defterinin yazarı olan Sedat Abi'nin deyimiyle "miço" şunları söyledi: "Astronomiyle ilgili şeyler okumaya çalışıyorum. Neden bu kadar seviyorsun anlamaya çalışıyorum. Hem de seninle birlikte olduğumuz zamanlar konuşacağımız şeyler oluyor. " Ümit ediyorum ki bir gün içten bağlanırlar. Onların yaşındayken önümde örnek olabilecek birilerine çok ihtiyaç duyuyordum.
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 10
Kendimizi Tanıtalım

Cankut Bey, hoşgeldiniz. Ben de 82'li biri olarak,[…]

Samanyolu ve Geniş Açı Fotoğrafları

Elinize sağlık Özgür Bey. :merhaba

Merhana Kadir. Öncelikle Fotoğraflar nereden[…]

Gezegen Fotoğrafları-Şule Kuzpınarı

ay.JPG Uzun bir aradan sonra, yeniden bir fot[…]