Gökbilim

Teleskop, ayna, takip motoru yapımı. Kullanılan malzemeler, malzeme temini, fiyat dökümü, gerekli döküman, devre şemaları... Amatörlerin uğraşları sonucu yaptıkları veya tamamlayamadıkları gözlem araçlarını tanıttıkları bölüm. Kullanılan teknikler, karşılaşılan sorunlar, malzeme temini, kaça mâl ettikleri, fotoğrafları...
gönderen Lütfü Çakmak
#21148
Sevgili dostlar merhabalar,

15" f/4,9 teleskopumla bir kaç gözlem yaptım ve tecrübelerimi sizlerle paylaşmak istedim. İlk başlarda açıkcası biraz hayal kırıklığı yaşadım desem yanlış olmaz. Derin uzay gözlemi için yaptığım bu teleskopla derin uzay gözleminde şimdiye kadar maalesef tatmin olamadım. Sebebi ise "seeing" koşulları. Seeing koşulları çok iyi olmadığından teleskopun kapasitesinden tam olarak faydalanamadım. Aslında sevgili Tahir bey üstadımız bu konuda beni daha önce uyarmıştı, ancak o zamanlardaki "açıklık" sevdası :-) bu uyarının öneminin farkına varmamı engellemiş olmalı ki ancak şimdi anlıyorum; seeing teleskop açıklığından daha önemli.

Kötü seeing + gözlem yerindeki koşullar birleşince, messier gözlemlerinde (andromeda, whirpool, m13) 15" teleskopla 8"lik teleskopumla gördüğümden daha fazla ayrıntı göremedim maalesef. Sadece m13'ü (o da neredeyse zenith noktasına yakın olması ve bu bölgede seeing'in nispeten daha iyi olması nedeniyle) biraz daha parlak ve ayrıntılı gözlemleyebildim. (İşin kötüsü teleskop her ne kadar f/4,9 olsa da boyu benden 10-15cm daha uzun olduğundan en zor gözlem bölgesi de burası)

Ay ve gezegen gözlemleri ise derin uzay gözlemine kıyasla oldukça iyi sayılır. Sanırım bulunduğum bölge bu günler itibariyle gözlem koşulları açısından en kötü mevsiminde. Gündüzleri 38-40 derece geceleri 25 - 27 derece sıcaklık var ve hava devamlı puslu gibi. Umarım sonbahar ve ilkbahar aylarında görüşün iyi olduğu günlerde "açıklık"ın tadını çıkarırım. :-)

Saygı ve sevgilerimle,
Kullanıcı avatarı
gönderen Salih Dinçer
#21152
Lütfü Bey;

Haklısınız.... Tahir Bey de tecrübeleriyle bu konuda bize yön veriyor. Açıkcası bende Saklıkent tecrübesinden sonra bu hobiye karşı bir soğuma meydana geldi. İlginç değil mi!

Bilemiyorum; Belki de bir gün ters teper ve bu sevda inanılmaz seviyelere ulaşır. Çünkü gördüm ki görüş (seeing) iyi değilse, Saklıkent'de basit bir dürbün hatta çıplak gözle gördüklerimden daha iyisini şehirde göremiyorsunuz. Teleskopunuz benim ki gibi ister 6, isterse 16 inç olsun durum aynı! Hatta çap büyüdükçe daha da kötüleşiyor.

İnanır mısınız; Saklıkent'de bile Jüpiter'in titrediğini gördüm! Tabi dağın tepesinde değildik. Üzerimizde bir atmosfer katmanı daha vardı. Ama şehirden çok daha iyi olduğu kesin bir şeydi.

Bence canlı canlı gözlemlerden bir süre sonra fotoğraf yoluyla gözleme ağırlık verilmeli. Eminim bu aşama beni de, sizi de çok tatmin edecektir. Artık çıplak gözle görebildiklerimin sınırına varmış bulunmaktayım. Belki rüyalarda yaptığımız yolcuklar bu sınırı aşacaklar...:)

Sevgiler, saygılar...
Kullanıcı avatarı
gönderen Tahir Şaban
#21165
Sevgili Lütfü Bey,

Muazzam bir aynayı cilalayıp artık kullanabildiğinizi duymaktan çok sevindim ve sizi tanımakla gururu duyuyorum. Çok kısa bir sürede astronomiye başlayıp 15" lik bir teleskop yapmak herkesin harcı değildir!
Lütfü Çakmak yazdı:...15" f/4,9 teleskopumla bir kaç gözlem yaptım ve tecrübelerimi sizlerle paylaşmak istedim. İlk başlarda açıkcası biraz hayal kırıklığı yaşadım desem yanlış olmaz. Derin uzay gözlemi için yaptığım bu teleskopla derin uzay gözleminde şimdiye kadar maalesef tatmin olamadım. Sebebi ise "seeing" koşulları...
Sizi hayal kırıklığına uğratan nokta neresi olduğunu tam anlıyamadım. Derin uzay cisimlerinde görünen ayrıntı ve parlaklık mı az, yoksa büyütmeyi arttırdığınızda titreşen yumuşak bir görüntü ve noktasal olmayan yıldızlar ile mi karşılaşıyorsunuz?

Şayet birincisi ise, bu belki de kötü seeing yanında gözümüzün fizyolojik yapısından kaynaklanıyor? Biliyorsunuz, gözümüz logaritmik davranan hassas bir cihaz. Dolayısıyla bir teleskobun açıklığı ciddi derecede arttırılmadan pek bir fark belli olmuyor. Bundan 5-6 yıl önce, küçük bir teleskop buluşmasında karanlıkta arka arkaya bir kaç değişik teleskopdan bakmıştım. 4" lik akromatik bir refraktör, bir Celestron C8 ve 18" lik bir Obsession Dobson. Bütün teleskoplar tesadüfen Orion bulutsusu M42 ye yöneltilmişti. 3 teleskoptan baktıktan sonra, içimde uyanan his, teleskopun açıklığı katlanmadıkça görüntünün belirgin olarak iyileşmediği sonucu oldu. Yani, teleskopların açıklığını bilmeseydim ve bana ilk teleskobun 4" olduğu bildirilip diğerlerinin açıklığını tahmin etmem istenseydi, her halikarda hatalı bir cevap verirdim, çünkü onları olduklarından küçük tahmin ederdim. Işık toplama gücü karesel olmakla breaber (4x4=16, 8x8=64, 16x16=256) yaklaşık 4 kat daha büyük bir optik alan ancak görüntünün göreli olarak 2 kat daha iyi olduğu hissini uyandırdı içimde.

Sorununuz noktasal olmayan yıldızlar ise, aynanın arkasına bir soğutucu fan yerleştirebilirsiniz (belki de yaptınız?). Şayet bu yeterli değilse sorun muhtemelen "koma" aberasyonundan kaynaklanıyordur? Benim 12" lik f5 Dobsonumda durum bu idi. Böyle bir teleskopta, komanın etkili olmadığı alan sadece bir kaç mm lik küçücük bir daire. En küçük bir kolimasyon hatasında veya düşük büyütmede bu alanın dışına çıkmak kolayca mümkün. Nihayet istemeye, istemeye bir TeleVue Paracorr aldım (350 Dollar). Paracorr'u netleştiricime yerleştirdikten sonra nefesim kesidi, sanki yepyeni bir teleskop almış gibi oldum. Zira yıldızlar sihirli bir elden gibi birden bire iğne ucu gibi küçük noktalar haline gelmişti (60x büyütmede). Tabi yüksek büyütmelerde, seeing belirleyici. Hatta Paracorr'un zararı bile var, çünkü "coma" aberasyonunu azaltmasına karşılık, sisteme küresel aberasyon ilave ediyor! Bu kaş yapayım derken göz çıkarmaya benziyor. Allahtan Paracor üzerinde koma lensi ile okuler uzaklığını ayarlayabilen bir düzenek var, böylece küresel aberasyon ayar yaparak en aza indirilebiliyor (küresel aberasyon bu uzaklığa bağlı).

Bir diğer muhtemel sorun kaynağı okulerleriniz olabilir. Göreli açıklığı küçük olan teleskoplarda (f8, f10,...), basit Plössl, Erfle tipi oklulerler iyi sonuç verirken, geniş olan ışık konisi nedeniyle bunlar bir f5 teleskopta yıldızları (özellikle kenarlarda) şişirir. Malesef hızlı teleskoplarla iyi sonuç veren okulerler hep pahalı olanlardır (Nagler, Panoptic, Ethos ve bazı Pentax ve Meade'nin pahalı yeni serisinden olan okulerler). Ben yılda 0,5-1 tane Nagler alarak okulerlerimi zamanla hep bu tür modellere geçirdim ve artık gerçekten iyi bir görüntü alıyorum. Evet, TeleVue'ler çok pahalı ama evladiyelik birer parça. İleride hangi teleskobu alırsanız alın, yine kullanabileceksiniz. Yani bir yerde teleskoba yapılan yatırımdan daha klalıcı. Belki teleskobunuzu bir kaç yıl sonra beğenmezsiniz, satmak istersiniz. Yeni bir tane aldığınızda o Nagler leri yine kullanacaksınız, onlar değer kaybetmiyor.
Ay ve gezegen gözlemleri ise derin uzay gözlemine kıyasla oldukça iyi sayılır.
Bu optiğiniz gayet iyi olduğuna işaret.

Başarılar dilerim
En son Tahir Şaban tarafından 10 Ağu 2008, 11:49 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kere düzenlendi.
Kullanıcı avatarı
gönderen Tahir Şaban
#21166
Merhaba Salih Bey,
Salih Dinçer yazdı:...Saklıkent tecrübesinden sonra bu hobiye karşı bir soğuma meydana geldi. İlginç değil mi!
Benim için ilginç değil, üzücü.
... Çünkü gördüm ki görüş (seeing) iyi değilse, Saklıkent'de basit bir dürbün hatta çıplak gözle gördüklerimden daha iyisini şehirde göremiyorsunuz. Teleskopunuz benim ki gibi ister 6, isterse 16 inç olsun durum aynı! Hatta çap büyüdükçe daha da kötüleşiyor.

İnanır mısınız; Saklıkent'de bile Jüpiter'in titrediğini gördüm! Tabi dağın tepesinde değildik. Üzerimizde bir atmosfer katmanı daha vardı. Ama şehirden çok daha iyi olduğu kesin bir şeydi.
Belki de "seeing" o kadar iyi değildi (hatta Jüpiter çıplak gözle titrediğine göre bayağı kötü olmuş olmalı)

Saklıkent'de iyi olan:

a- Az ışık kirliliği
b- İyi geçirgenlik (havadaki toz, nem vs.)

Seeing ise atmosferin sakinliği ile ilgili. a ve b şıkkı kötü olan nice yerde seeing gayet iyi olabilir! Deniz kenarı yakında yüksek dağlar yoksa bir çok defa seeingi iyileştirir. Yüksek dağlar (özellikle sıra dağlar) çoğu defa kötüleştirir (benim yaşadığım Avusturya böyle). 30-45 derece enlemde yüksek irtifadaki "Jet Stream" rüzgarı seeing üzerinde olumsuz etki gösterir. Hatta alçaklarda çok mülayim bir iklim de olsa, 10.000mk deki Jet Stream rüzgarı her şeyi berbat edebilir.

Başarılar dilerim
Kullanıcı avatarı
gönderen Salih Dinçer
#21170
Tahir ağabey,

Sakın üzülmeyin bu bir sonuç değil basamak! Bir gün ilginç gelebilir...:)

Merak ediyorum da küresel ısınmanın görüşü etkilemesi mümkün müdür? Tamam, Messier zamanında çok çok karanlık yerler vardı. Ama o zamanlar sanki atmosfer daha sakindi, öyle değil mi?

Sevgiler, saygılar...
Kullanıcı avatarı
gönderen Tahir Şaban
#21175
Merhaba,
Salih Dinçer yazdı:Sakın üzülmeyin bu bir sonuç değil basamak! Bir gün ilginç gelebilir...:)
Eyvah :roll:
Merak ediyorum da küresel ısınmanın görüşü etkilemesi mümkün müdür? Tamam, Messier zamanında çok çok karanlık yerler vardı. Ama o zamanlar sanki atmosfer daha sakindi...
Daha sakinmiydi bilmiyorum ama muhtemelen daha temizdi.
gönderen Lütfü Çakmak
#21219
Sevgili Tahir Bey Üstadım,

Merhabalar. Övgüleriniz için çok teşekkür ediyorum. Her zaman söylediğim ve de söyleyeceğim gibi çok şeyleri sizlerin paylaşımlarınız, yönlendirmeleriniz ve yardımseverliğiniz sayesinde öğreniyoruz.

Evet sizin de belirttiğiniz gibi, açıklık büyüdükçe derin uzay objelerindeki ayrıntı ve parlaklık aynı oranda artmıyor sanki. Aynen sizin değişik çaplı teleskoplardaki deneyiminizde olduğu gibi bana da 8 inçle gözlemden sonra çapını bilmeden baktığım 15" teleskopun çapını tahmin et deseler idi ben de sanırım 10" tahmininde bulunurdum :-). Bakalım bir de 10" teleskopumla (aynası kaplanıyor şu an) deneyimlerim nasıl olacak. Sanırım o zaman biraz daha kendimce kati sonuçlara ulaşacağım.

Aslında bir noktada sevgili Salih bey haklı, şimdi ben artık 20" ayna yapmayı vs. düşünmem herhalde :-) . Bu konu beni 10"-12"-14" cassagrain ayna ve mercekleri yapmaya yönlendirebilir.

Ayrıca gözmercekleri konusunda haklı olabilirsiniz bendeki gözmercekleri orion'un 25mm, 10mm plössl, 5,1mm epic-ED, University optics'in 70-80 derece açılı 11,15 ve 30mm'lik gözmercekleri. Bunlardan 5,1mm orion epic-Ed gezegen gözlemi için ve biz gözlük kullananlar için çok uygun. Geniş eye-relief (20mm) çok iyi, ancak sanırım bahar aylarında idi bu mercek ile gördüğüm ayrıntıları bu günlerde üstelik daha geniş çaplı bir teleskopla göremiyorum, konu gene görüş koşullarına gelip takılıyor galiba.

Yanılıyor olabilirim ama artık 10", 12" ten sonra açıklık farkı gözle gözlemden ziyade (gözlerimiz fotonları biriktiremediğinden) astrofotograflarda daha çok ortaya çıkıyor galiba, siz ne dersiniz Tahir bey?

Saygı ve sevgilerimle,
Kullanıcı avatarı
gönderen Tahir Şaban
#21254
Sevgili Lütfü Bey,
Lütfü Çakmak yazdı:... Bu konu beni 10"-12"-14" cassagrain ayna ve mercekleri yapmaya yönlendirebilir...
Bu zor işi de başaracağınızdan eminim.

İleri bir amatör olduğunuz için size imkanınız müsait olursa bir TeleVue Paracorr edinmenizi öneririm. Yakınınızda olsaydım size farkını gösterebilirdim.
Yanılıyor olabilirim ama artık 10", 12" ten sonra açıklık farkı gözle gözlemden ziyade (gözlerimiz fotonları biriktiremediğinden) astrofotograflarda daha çok ortaya çıkıyor galiba, siz ne dersiniz Tahir bey?
Benim bu güne kadar elimdeki en büyük teleskobum 12". Bu sınır biraz da evimin kısıtlı imkanları tarafından belirleniyor. Öyle olmasaydı pekala bir 20" belki de bir 24" lik Dobson alırdım. Bu boy teleskopları daha başa çıkılır buluyorum, daha büyük olan 30-40" likler ile uğraşmak çok zor (bir kaç kez böyle teleskoplardan bakma şansım oldu). 20" ile tahminen 1-1,5 kadir daha sönük yıldızlara erişmek mümkün. 1 kadir belki az, ama yıldızların sayısı sönükleşince üstel olarak artıyor. Bir çok sönük cismi daha rahat görebileceğime inanıyorum. Öte yandan gerçekten dev bir teleskop da alsanız, ustaların söylediklerine göre 18-19. kadir görsel gözlem için bir limit olsa gerek.

Bu arada halen 12" lik teleskobumun sınırlarına eriştiğimi sanmıyorum. Dün gece sabah 4 e kadar fotoğraf çektim ve 12" lik Dobson ile gözlem yaptım. Burada kimsenin ilgisini çekmeyeceğini düşünerek genellikle gözlemlerimden bahsetmiyorum, fakat dün geceki durum en uygun büyütme faktörünün ne kadar önemli olduğunu iyi gösterdi. Hedeflerimin arasında Delphinus burcundaki küçük küresel küme NGC7006 vardı. Düşük büyütmede hiç bir yıldız çözemedim burada, küçük bir bulutsu, bir top, o kadar. 220x büyütmede saptırılmış bakışla toplam 7 yıldız küresel kümenin üzerine serpiştirilmişti. Sadece 2 yıldız direkt bakışla görünüyordu. Derken yakınlarında bulunan bir kaç küçük gökadayı da incelemeye karar verdim. NGC7003 çok sönük idi, ama 8mm lik Radyanda 220x büyütmede saptırılmış bakışla görebildim. NGC7025 yı bulmada ise 8mm lik Radyanda zorlandım. Gördüğümden emin değildim. Ama 3-6mm Nagler Zoom ile 6mm konumunda (290x) kolayca gördüm. Gökadanın şekli bile belli oldu ayrıca daha önce gökadanın asimetrik parlak çekirdeği olduğunu zannetiğim 9.5 kadirden sönük bir yıldızın gökadanın batı tarafında çok yakınında veya gökadayı örttüğü ortaya çıktı. Buradan NGC7034 - 7033 ikilisine geçtim. Bırakın en düşük büyütmede (55x) bir şey görmeyi, 220x de bile hiç bir şey göremedim. Bir kaç dakika bekledim ama nafile. Pas geçecektim, derken yine 6mm lik okuleri denedim. Çok hafif bir leke göründü (NGC7033). Zoomu 5mm ye getirince (350x) bu defa leke saptırılmış bakışla belirginleşti ve ikinci daha küçük bir leke ortaya çıktı (NGC7034). NGC7034 daha küçük ama çekirdek bölgesi daha parlak, 7033 ise daha geniş yüzeyli fakat yüzey parlaklığı daha düşük bir cisim.

Tabi bu gözlemleri sizde de bulunan ekvatoryal platformun motorunu çalıştırarak yaptım. Zira küçük göreli alanı bulunan bu okulerlerle hem cismi takib etmek, hem de ayrıntı aramak epey meşakkatli bir iş.

Lütfü Bey, gözümüz bir kaç saniye fotonları biriktiriyor. Bazı insanlarda bu 6 saniyeye kadar uzuyor. Bu nedenle, sönük bir cisme bir süre bakmakta fayda var. Arada gözünüzü kırpabilirsiniz, hiç zararı yor. Hatta biraz etrafa bakabilirsiniz. Beyin yine de entegre ediyor görüntüyü ve biraz sonra ilk başta görünmeyen ayrıntılar ortaya çıkıyor.

Her ne kadar son zamanlarda fotoğraf çekmeye yöneldiysem de, kendi gözlerimle milyonlarca ışık yılı uzaktaki gökadalarını görmek benim için amatör gökbilimin en heycan veren tarafı.
gönderen Lütfü Çakmak
#21346
Merhaba Tahir bey,

Gözlem tecrübelerinizi paylaştığınız için teşekkürler. NGC7025, 34,35 gibi 14, 15 kadirden cisimleri gözlemleyebilmek bizler için mucize olmalı. Herhalde iyi kaliteli gözmercekleri ve gerekli diğer aparatları edinmeden ve iyi bir görüş gününe denk gelmeden göremeyeceğiz.
Tahir Şaban yazdı:... pekala bir 20" belki de bir 24" lik Dobson alırdım. Bu boy teleskopları daha başa çıkılır buluyorum....
Öyleyse siz bana, daha büyük çaplı ayna yapma fikrinden hemen vazgeçme diyorsunuz :-)
Tahir Şaban yazdı:... Bu nedenle, sönük bir cisme bir süre bakmakta fayda var. Arada gözünüzü kırpabilirsiniz, hiç zararı yor. Hatta biraz etrafa bakabilirsiniz. Beyin yine de entegre ediyor görüntüyü ve biraz sonra ilk başta görünmeyen ayrıntılar ortaya çıkıyor.

Her ne kadar son zamanlarda fotoğraf çekmeye yöneldiysem de, kendi gözlerimle milyonlarca ışık yılı uzaktaki gökadalarını görmek benim için amatör gökbilimin en heycan veren tarafı.
Evet ben de kendi gözlerimle gökadaları gözlemlemekten büyük keyif alıyorum. Onun için zaten önceliğim fotograftan ziyade görsel gözlemde. Dediğiniz gibi sönük cisimlerde bakma sürenizi uzattığınız zaman ayrıntılar biraz daha belirginleşiyor. Bir de kafamızı siyah bir örtü ile örtmemiz gerecek sanırım. Siz 12" dobson teleskopunuzda "shroud" kullanıyor musunuz, bunun etkisi % kaç'tır acaba?

Saygı ve sevgilerimle,
Kullanıcı avatarı
gönderen Salih Dinçer
#21353
Merhaba,

Shroud'u ben de merak ettim ve kefen çıkmasın mı...:)

Aslında bu foruma katkı sağlayan herkesi Wikipedia'ya yazar olmaya davet ediyorum. Bu kelimenin gökbilim tanımını Wikipedia'ya kazandırıp eserinizi (yazdıklarınızı) sonsuza kadar muhafaza edebilirsiniz.

Gelecek bir gün internet değil de xternet olsa bile bu tür sözlükler daima var olacaklar. Geleceğin sözlüğünün temellerini bu siteler oluşturmaya başladı bile. Belki birgün Yapay Zeka'daki (-bkz. Artificial Intelligence 2001)gibi sorduğunuzu söyleyen Mr.Know olacak ne dersiniz?

Sevgiler, saygılar...
gönderen Lütfü Çakmak
#21384
Evet, Salih beyin de dediği gibi shroud=kefen. Büyük dobson teleskopların etrafını örtmek için kullanılan siyah bez. Parazit ışıkları engellemek için. Ama görüşe ne ölçüde katkısı olduğunu bilmiyorum.

Saygı ve sevgilerimle,
Kullanıcı avatarı
gönderen Tahir Şaban
#21386
Merhaba Lütfü Bey,
Lütfü Çakmak yazdı:Bir de kafamızı siyah bir örtü ile örtmemiz gerecek sanırım.
Bazen kullanıyorum, ama genelde tembellik edip sönük cisimlere bakınca sadece ellerim ile okuler-göz arasını kapatıyorum.
Siz 12" dobson teleskopunuzda "shroud" kullanıyor musunuz, bunun etkisi % kaç'tır acaba?
Evet kullanıyorum, ve etkisi çok büyük.

12" lik teleskobumu ilk bitirdiğimde 5" lik refraktöre kıyasla ne kadar az bir fark gösterdiği beni şaşırtmıştı. Bir kaç gün sonra karlı bir zemin üzerinde görüntünün bayağı aydınlık olduğunu tespit ettim ve bu işi incelemeye koyuldum. Arabamdaki büyük bir karonu ip ve seloteyple ikincil aynanın karşısına tutturdum ve görüntüm hemen iyileşti. Bunun üzerine, tekstil satan bir dükkanda bulduğum esnek suni iplikten yapılma siyah bir iç çamaşır gömleğini kullanarak kendime bir "shroud" yaptım. Bir diğer önemli nokta da birincil ayna etrafında kalan boşluktan yerin görünmesi idi. Buraları da plastil parçalar ile kapattım. Sönük cisimlerin görünürlüğü bayağı iyileşti (% vermem zor ama gözle fark edilecek kadar).

Bu konuda yıllar evvel Sky & Telescope dergisinde güzel bir makale vardı.

İlk teleskobu yaptığımda sonradan fark ettiğim bir hata da, ikincil aynayı ve netleştiriciyi tutan parçayı (=hat) çok kıt çapta yapmam oldu. Bu parçanın çapı en az birincil ayna çapı+3cm+3cm olmalı. Bunu ayna çapı+2cm kadar yaptığımda (seyahat teleskobu olması bakımından boyutları ön planda tutmuştum) görüntü kenarlarına doğru sönük yıldızlar yavaş yavaş kayboluyordu (vignetting).
gönderen Lütfü Çakmak
#21429
Merhaba Tahir Bey,

Verdiğiniz bilgiler için çok teşekkür ediyorum. Her zamanki gibi bu değerli bilgi ve deneyimlerinizi bizimle paylaşmanız çok yararlı oluyor.
Tahir Şaban yazdı: İlk teleskobu yaptığımda sonradan fark ettiğim bir hata da, ikincil aynayı ve netleştiriciyi tutan parçayı (=hat) çok kıt çapta yapmam oldu. Bu parçanın çapı en az birincil ayna çapı+3cm+3cm olmalı. Bunu ayna çapı+2cm kadar yaptığımda (seyahat teleskobu olması bakımından boyutları ön planda tutmuştum) görüntü kenarlarına doğru sönük yıldızlar yavaş yavaş kayboluyordu (vignetting).
Bu, benim 15" teleskopumda da birincil ayna capı+2cm. Neden +3+3cm olmasi gerektiğini anlayamadim doğrusu. Birincil ayna kendi çapı üzerine düşen sonsuz ışık demetinin çapından daha fazla bir ışık demeti alabilme durumu söz konusu olabilir mi?

Ancak, Amerikali bir Atmer'in bana söylediği bir şey vardı; birincil ayna ile ikincil ayna arasindaki mesafeyi ayarlerken, netlemenin odaklayıcı içinde "low" pozisyonunda olmasına dikkat etmemi (odaklayıcının en alt seviyesinden 1 cm kadar yukarıda olmasını), eger netleme "high" seviyesinde olursa aynanın açıklığından tam olarak faydalanamayacağımı belirtmişti. Ama sanırım sizin belirttiğiniz şey bununla ilgili değil herhalde değil mi? Peki boru şeklinde tüpü olan teleskoplarda da bu geçerli mi?

Saygı ve sevgilerimle,
Kullanıcı avatarı
gönderen Tahir Şaban
#21451
Merhaba Lütfü Bey,
Estagfirullah, elbette hepimiz hepimizin deneyimlerinden faydalanıyoruz.
Lütfü Çakmak yazdı:Bu, benim 15" teleskopumda da birincil ayna capı+2cm. Neden +3+3cm olmasi gerektiğini anlayamadim doğrusu. Birincil ayna kendi çapı üzerine düşen sonsuz ışık demetinin çapından daha fazla bir ışık demeti alabilme durumu söz konusu olabilir mi?
Umarım karıştırmadan anlatabilirim, konu Kriege'nin "The Dobsonian Telescope" kitabında ayrıntılı olarak anlatılıyor.

Sanırım sizin +2cm de kolimasyon toleranslarını karşılamak için ilave edilmiş. Ama bir konu daha var: O da teleskoptan görülen gök parçasının açı olarak büyüklüğü.

Örneğin teleskoba 31mm lik bir Nagler taktığımızı düşünelim ve versayalım ki bu okuler ile 2,5 derecelik bir gerçek alan görünüyor olsun. Ayrıca tüpümüzü ayna ile aynı çapta yaptığımızı varsayalım.

Bu durumda ayna üzerindeki her noktanın da göğü 2,5 derecelik bir açı ile görebilmesi gerekir. Şayet teleskop tüpü ayna ile aynı çapta olursa, ayna ortasındaki bir nokta 2,5 derecelik gök parçasını (fazlasıyla) görmekle birlikte, en kenardaki bir nokta sadece ayna içine doğru olan tarafda bu şartı sağlar, tüp tarafında ise görüntü kesintiye uğrar. Zira bu noktaların 2,5/2=1,25 derecelik görüş alanları tüp tarafından kırpılmaktadır. Bu durumda 31mm Naglerde ortada görüntü parlakken, kenarlarda örtülme (vignetting) nedeniyle daha az sönük cisimler görünür.

1,25 dereceden ne olur ki demeyin sakın. Şayet tüp uzunluğumuz 150cm ise, kenarlardaki noktalardan göğü tam görebilmek için 1,25 derecelik açını genişliğe ilave edeceği faktör =

tan (1,25 derece) = 3,27 cm (yanlış hesab etmediysem)

çıkıyor. Yani bu kadar geniş bir açı gösteren bir okuleriniz olsa, 3cm de yetmeyecek ! Alsında öbür tarafda da 3,27 cm ilave genişlik gerekeceğinden tüp yaklaşık 6,54 cm daha geniş yapılmalıdır. Tabi siz, sizin (en uzun odak uzaklıklı) okuler ve tüp uzunluğu için kendiniz hesap etmelisiniz.
Bu çıkan değere de en az 1cm+1cm kolimasyon toleransı ilave edilmeli bence, çünkü aynanın, tüpün vs. tam dik olduğunu kim garanti edebilir?

Bilmiyorum anlatabildim mi ?
ancak, Amerikali bir Atmer'in bana söylediği bir şey vardı; birincil ayna ile ikincil ayna arasindaki mesafeyi ayarlerken, netlemenin odaklayıcı içinde "low" pozisyonunda olmasına dikkat etmemi (odaklayıcının en alt seviyesinden 1 cm kadar yukarıda olmasını), eger netleme "high" seviyesinde olursa aynanın açıklığından tam olarak faydalanamayacağımı belirtmişti.
Bu sanırım netleştirici tüpünün darlığı ile ilgili. Biraz da aynanın f-oranına bağlı. Hızlı teleskopların bazı durumlarda aslında 3" lik bir netleştirici kullanması gerekebilir. Ben Dobsonumun tüp uzunluğunu ayarlanabilir yaptım (tripod bacakları kullanıyorum). Bunu bir "binoviewer" kullanabilmek için yaptım. Ancak sonradan fark ettim ki, binoviewer ile odağa ulaşsam bile, ışık konisi netleştiricide kesintiye uğruyor ("binoviewer" in 10-15cm odaklama mesafesine ihtiyacı var).
... Peki boru şeklinde tüpü olan teleskoplarda da bu geçerli mi?
Evet, hatta ve hatta daha fazla bile geçerli olur. Çünkü boruda soğuma esnasında termal tüp akımları oluşur, bunların görüntü üzerindeki olumsuz etkilerini en aza indirmek için ışık sütununa bulaştırmamk gerekir. Bu nedenle tüp daha da geniş yapılmalıdır.

Bu arada teleskobomun "shroud" suz resmi

Resim

ve "shroud" lu resimi

Resim

"Shroud" daki (kullanılan iç çamaşırından kaynaklanan) kesikler, ayna arkasından kolimasyon yaparken çok işime yarıyor :lol:

Başarılar!
En son Tahir Şaban tarafından 16 Ağu 2008, 12:35 tarihinde düzenlendi, toplamda 2 kere düzenlendi.
MERAK - TELESKOP ÖNERİSİ

ÖNCELİKLE MERHABALAR Ben Gökbilim İşle[…]