Güneş Sistemi, Gezegenler, Galaksiler (Gökadalar), Kuyrukluyıldızlar, Göktaşı yağmuru (Akanyıldızlar), Asteroitler. Çift yıldızlar, Değişen Yıldızlar, Yıldızların Evrimi.
Kullanıcı avatarı
gönderen Ersin Zorlu
#2632
Samanyolu'nda hiç, bilinen bir supernova patlaması var mi acaba?
Netten araştırdım ama net bir bilgi bulamadım.
Kullanıcı avatarı
gönderen Tahir Şaban
#2640
Merhaba,
Ersin Zorlu yazdı:Samanyolu'nda hiç, bilinen bir supernova patlaması var mi acaba?...
Amatör teleskoplarla görünebilen birkaç süpernova kalıntısı var. Bunların belki en tanınmışı çinlilerin 1054 yılında izlediği süpernovanın kalıntısı M1. M1 Taurus (Boğa?) burcunda olduğu için şu sıralar rahatça gözlenemiyor ama sonbahardan itibaren mümkün. Tycho Brhae'nin 1609(?) yılında gözlediği süpernova (galiba Cassiopea'da idi) ise çok daha sonra oluşmakla beraber görsel ışıkta bir iz brakmamış gibi. Bunun dışında Simeis 147 (çok zor) ve güney göğünde Gum Nebula aklıma gelen başka kalıntılardan. Süpernova kalıntıları hızla yayıldığı için genelde birkaçbin sene sonra epey zayıflamış oluyorlar.

Multaka son zamanlarda da patlamalar vardı, ama bizim Samanyolu içindeki pozisyonumuz öyle ki, başka gökadalardaki süpernovaları yakınımızdakilerden daha rahat görebiliyoruz. Etrafımızda birçok toz bulutu var, bunlar bazen 30 kadir ışık yutuyorlar! Dolayısıyla etrafımızda ancak sınırlı bir uzaklığa kadar bakabiliyoruz, bu da birkaç istisna dışında birkaç bin ışık yılı ile sınırlı. Bizim Samanyolu merkezine uzaklığımız ise 26.000 ışık yılı civarında. Dolayısıyla sadece küçücük bir bölgede olan biteni görebiliyoruz.

Buna rağmen yakınımızda ve görebileceğimiz gelecek süpernova çoktan beri bekleniyor. Son süpernovadan bu yana 400 seneden fazla zaman geçti, istatistiksel bakımdan yeni bir tanesinin çoktan görünmesi gerekirdi. Dolayısıyla her gece gökyüzüne dikkatle bakmakta fayda var, süpernovayı ilk gören siz olabilirsiniz!
gönderen Emre Evren
#2642
Merhaba
Başlığı görünce güzel bir haber alacağımı düşündüm heheheh :lol:
Ama olsun, sevdiğim ve ilgi ile izlediğim bir konu.
Tahir abi çok güzel anlatmış bende bir link ile katkı yapayım.

http://www.gokbilim.com/forum/viewtopic.php?p=1156#1156

Daha önce forumda Samanyolundaki komşularımız olan dev yıldızlardan ilk hangisi elini çabuk tutarak süpernova oluşturabilir diye tartışmıştık. Bu aralar benimde favorilerim arasında (Paris Pişmiş Hocanın da anısına) Pismis 24 - 1 yıldız kümesindeki 100 güneş kütleli Wolf-Rayet ile Güney göklerindeki Carina takımyıldızındaki Eta-Carinae...
Yinede bir süre beklememiz gerekebilir.

Resim
Resim

Gökadamız samanyolunda gerçekleşen süpernova sıklığı geçen yıl haziranda yayımlanan Al-26 izotop ölçümlerine dayanan tahmin yöntemlerine göre Samanyolunda her 50 yılda bir süpernova gözlemlendiği belirlenmiş. Ama gökadamızın büyüklüğü ve yıldızlar arasında(Tahir Abinin bahsettiği) bulunan devasa H II ve H I bölgeleri ve toz yüzünden birçoğunu çıplak gözle izleyemiyoruz.

Bilindiği üzere çeşitli kollardan oluşan gökadamızın bize göre arka kısmında bulunan kolları ise Sagittarius yönünde bulunan gökada merkezindeki devasa toz ve gaz bulutları yüzünden hemen hemen perdelenmektedir. Karanlık gökyüzünde izlediğimiz samanyolu silueti ise çoğunlukla Sagittarius ve Perseus kollarından oluşmakta(bir parçada samanyolu merkezi)

Bulunduğumuz Orion kolunda ise Loop olarak adlandırılan içinde yıldızların bulunduğu devasa baloncuklardan Local Bubble (yerel Baloncuk) içinde bulunmaktayız. etrafımız ise aşağıda görüldüğü üzere adeta yıldızlar arası kalın gaz ve toz bulutları ile perdelenmiş durumdayız.

Resim

Loopların dışında ise aşağıdaki biraz daha geniş resimde görüldüğü gibi kalın gaz ve toz bulutları ile perdelenmiş durumdayız.

Resim

Ama yinede devasa bir gökada da yaşıyoruz ve sürprizlerle dolu bir gökada bizimkisi halen yıldız oluşumu (orion kompleksi , Rozette bulutu vs...) aktif devam ediyor ve etrafımızda bir sürü sıcak OB asasyonları ve ateşli Wolf-Rayet yıldızları varken ben 50 yıl daha beklemeden gün gözü ile parlak bir süpernova görebiliriz diye umuyorum.

Ama beklemem dersen sana diğer gökadaları önerebilirim Rochester Bilim akademisinin bu sitesi oldukça güncel ve hemen hemen her gün yeni bir süpernovanın haberi geliyor.
http://www.rochesterastronomy.org/SNIMAGES/

Bakalım Samanyolundaki süpernovanın haberini ne zaman duyacağız hep beraber görmek dileği ile...

Saygılarımla...
En son Emre Evren tarafından 26 Tem 2007, 16:53 tarihinde düzenlendi, toplamda 3 kere düzenlendi.
Kullanıcı avatarı
gönderen Tahir Şaban
#2648
Merhaba Emre,

Güzel açıklamaların için çok teşekkürler
Emre Evren yazdı:...ile Güney göklerindeki Carina takımyıldızındaki Eta-Carinae....
Allah kısmet ederse iki hafta sonra Eta Carina'nın hala yerinde olup olmadığını bizzat kontrol etmek istiyorum...
...Bulunduğumuz Orion kolunda ise Loop olarak adlandırılan içinde yıldızların bulunduğu devasa baloncuklardan Local Bubble (yerel Baloncuk) içinde bulunmaktayız. etrafımız ise aşağıda görüldüğü üzere adeta yıldızlar arası kalın gaz ve toz bulutları ile perdelenmiş durumdayız. ...
Bildiğim kadarıyla bu looplar süpernova patlamaları sayesinde oluşmuş, özellikle Centaurus-Scorpius association birkaç milyon sene evvel epey bir gümbürtüye (akustik olarak değil tabi :wink: ) sebep olmuş olmalı. Bu süpernovalar sayesinde güneşin yakın etrafı iyice tozdan temizlenmiş. Doğru mu bilmiyorum ama bir yerde okuduğuma göre güneşimiz yakında (birkaç onbin sene?) bu bölgeyi terkedip nispeten az yoğun bir toz bulutunun içine dalacak. Buradan geçişi birkaç yüzbin sene sürecek. Bu konuda bize söyleyebileceğin birşeyler var mı Emre?

Bu haritaları buraya getirdiğin için teşekkürler. Benim bunlar çok hoşuma gidiyor. Bunların kaynağı Henbest ve Cooper'in 'The Guide to the Galaxy' kitabı. Artık basımda olmamasına rağmen Samanyolumuz konusunda okuduğum en iyi kitap (internet sayesinde ikinci elden bulunabiliyor ama). Kitapla ilgilenenler için

http://www.amazon.com/Guide-Galaxy-Nige ... 052145882X
... ve etrafımızda bir sürü sıcak OB asasyonları ve ateşli Wolf-Rayet yıldızları varken ben 50 yıl daha beklemeden gün gözü ile parlak bir süpernova görebiliriz diye umuyorum
Bu sene Gould Belt OB guruplarını gözlemek ile ilgili bir projeye başladım. Bir gökyüzü haritası üzerinde Gould Belt'i çizip Mati Morel'den (Avustralya) aldığım OB toplulukları kataloğunu işaretledim. Daha işin başındayım...
...Bakalım Samanyolundaki süpernovanın haberini ne zaman duyacağız hep beraber görmek dileği ile....
Çok da yakınlarda olmasın... Birkaç ay evvel Sky&Telescope dergisinde bu konu ile ilgili bir makale vardı. Yakınlarda bir süpernova dünyadaki hayat için ölümcül olabilir. Allah'dan yakınlarda O yıldızı yok...
Kullanıcı avatarı
gönderen Ersin Zorlu
#2663
Arkadaşlar, yazılarınız için çok çok teşekkürler... :D
Ufkumu genişlettiniz...
gönderen Emre Evren
#2671
Merhaba Tahir Abi

Eta Carinayı çıplak gözle izleyecek olmanız çok güzel( Namibyadaki Hakos Çiftliğine gidiyorsunuz galiba ??) keşke böyle bir fırsatı bizde yakalayabilsek. Güney göklerini inanılmaz merak ediyorum doğrusu
Gould Belt konusundaki çalışmalarınızı da heyecanla bekliyorum. bizlerle paylaşırsanız sizden istifade etmiş oluruz. Müsait olduğunuzda proje ile ilgili detayları paylaşırmısınız ?


Benim gibi konuya ilgisi olan arkadaşlar için olayı biraz detaylandırıp Yerel Baloncuk ve Yerel yıldızlar arası Gaz hakkında bilgi vermek istiyorum.

Arkadaşlar ilk önce güneşimizin ve güneşe yakın(100 parsek kadar uzaklıktaki) birçok yıldızın(pollux, algol, sirrius vs..) gökada da bulunduğu konumdan öte ortak bir yanı olduğunu belirtmiştik, bu ortak nokta ise bu yıldızların genişliği yaklaşık olarak 300~400 ıy kadar olan ve içindeki gaz yoğunluğu çevresine göre 10 kat daha düşük (santimetre küpte 0,05 atom kadar !! ) küre biçimli birtür boşluk içinde yeralmalarıdır. Bu baloncuklar aslında o kadar seyrek atom içerirlerki Samanyolunun kollarındaki ortalama hacim başına düşen atom yoğunluğundan 100 hatta bazı yerlerde 1000 kat daha az yoğundur.(ideal vakum da diyebiliriz.)

Resim

Yerel Baloncuk (local Bubble) olarak adlandırılan bu galaktik kürenin ise hemen dışında diğer komşu yerel baloncukların sınırını oluşturan yoğun H I ve H II(iki defa iyonlaşmış hidrojen atomlarından oluşan gaz) bulutları ile çevrelenmiştir.

Komşu yerel baloncuklardan Loop I akrep ve yay takımyıldızları yönündeki komşu baloncuktur. Loop I 'in sınırında ise Yerel baloncuğun genişleyen dış katmanları ile Loop I in sınırındaki çarpışan sıcak iyonize gazlardan oluşmuş bir H II bariyeri bulunmaktadır.Loop I 'in en belirgin yapısı kuzey kutup mahmuzu(north Polar Spur) olarak adlandırılan bölge yerel baloncuğun 490 IY ötesinde bulunmaktadır. (North Polar Spur) 13 milyon yıl evvel Scorpius Centaurus assasyonlarındaki O ve B sınıfı yıldızların süpernovaları ve yıldız rüzgarlarının Loop I deki gazı sıkıştırmasıyla oluşmuştur. Loop I gökyüzünde 100 dereceden fazla bir alanı kaplamaktadır.

Ülker açık yıldızı kümesi ve öküz kümesini içine alan Loop II , daha uzaklardaki Perseus OB2 assasyonu ile uzun pozlu fotoğraflarda iz bırakanAvcı takımyıldızındaki meşhur Barnard İplikçiklerinin önündeki yerel komşu baloncuktur. Loop II de birsürü parlak ve sıcak O ve B yıldızları nedeniyle(ülker kümesi öküz kümesi vs..) genişlemekte ve Loop II nin sınırı ile yerel baloncuğun sınırı çarpışarak NGC 1333 gibi sıcak ve yoğun H II ve yıldız oluşum bölgeleri oluşturmaktadır.

Loop III ise Cepheus-Cassiopeia bölgesinde ve gökyüzünde yaklaşık 65 dereceden fazla bir alan kaplamaktadır. bize uzaklığı ise 150 parsekden daha fazla olduğu düşünülmektedir. Loop III , içinde barındırdığı sıcak yıldızlarının rüzgarları ve geçmişteki süpernovaların etkileri ile Lynds 1333
hidrojen bölgesinde zengin bir yıldız oluşumunu tetiklemiştir.

Resim

Şimdi looplarında içinde olduğu daha büyük bir resme bakarsak Kuğu takımyıldızına dek uzanmakta olan, Scorpius Centaurus assasyonu ve devasa Hidrojen bulutlarından oluşan Aquila Rift denilen bir bölgeden kaynaklanmakta olan daha yoğun ve iyonize olmuş yüksek sıcaklıktaki çok büyük bpyutlardaki kalın gaz bulutlarıından oluşan bir H II akısı güneş sistemimizin de olduğu lokal baloncuğun içine dalmaktadır(bakınız yukarıdaki kalın mavi çizgiler).
Resim
Güneş sistemimizde son 10 milyon yıl sürmüş olan gökada daki yerel baloncuğun sakin bölgelerindeki yolculuğumuzdan sonra 10 000 yıl içinde (belkide daha az) karabasan gibi çökelmiş olan bu yoğun karanlık bulutların oluşturduğu akıma doğru son sürat yol alacaktır. ve yaklaşık 50 000 yıldan az bir zaman içinde tümüyle bu sıcak iyonize olmuş gazlardan oluşan karanlık bulutların içine dalmış olacağız. (Sanırım Tahir abinin sorduğu kısımda tam olarak bu oluyor) Asıl kötü haber ise bu yapının daha ufak ve çok daha
yoğun olan bir parçasına çoktan girmeye başlamış olmamız. Altair gibi birkaç yıldız ile beraber içine girdiğimiz bu yerel yoğun bulut parçası ise local Fluff(yerel Topak) olarak adlandırılmaktadır. 25 ıy genişliğindeki Yerel topak ise bahsettiğim gibi scorpious-centaurus assasyonunun bize bir hediyesi ! dir. ve yerel topağı saniyede 20 km hızla güneş sistemimize doğru üflemektedir. güneşimizinde bağıl hareketi sebebi ile bu akıyı gökada düzlemine 15 derece eğimle saniye 26 km hızla karşılamaktayız.

Resim

Bu açıdan güneş sistemimizin ciddi bir tehlike altında olduğu söylenebilir fakat güneşimizinde kendince geliştirmiş olduğu bir tedbir olarak Güneş helyosferi bulunmaktadır. Güneş helyosferi güneşin kendi yüklü parçacıklarının oluşturduğu akının yıldızlar arasındaki madde ile çarpıştığı 100 ila 80 ab genişlikteki bir kozadır. Bu koza sürekli olarak daha önce bahsettiğim yıldızlar arasındaki iyonize olmuş ve sıcak gazı rüzgarı ile karşılayarak bu akıyı dengede tutmakta ve bu tehlikeli ve sıcak gazların iç güneş sistemine girerek Dünyadaki yaşamı tehtid etmesini engellemektedir.

Resim

Fakat Helyosfer aslında çok narin bir dengeye sahiptir. Zira Loop I den gelmekte olan çok yoğun ve sıcak gaz kütleleri ile karşılaştığında helyosferin hiçbir şansı kalmayacak ve büyük ihtimalle güneş sistemindeki canlı yaşamı ciddi tehlike altına girebilecektir. kimbilir belkide geçmişteki toplu canlı türlerinin yokoluşları güneş sisteminin bu tip zararlı kuşaklarından geçmesi yüzünden gerçekleşmiş olabilir.
Fakat nihaii sona doğru son sürat yol alan bir güneşin yörüngesinde bizlerde meçhule doğru bir yolculuk yaparak bu kuşaklara girmek üzereyiz ama doğrusu ben bu kuşaklara girdiğimiz günleri görmek de istemiyorum açıkçası(heheheh sonu da çok dramatik oldu :D :lol: :lol: )

saygılarımla...
Emre Evren

Referanslar :

* http://www.solstation.com/x-objects/chimney.htm
* The Enigmatic Loop III and the Local Galactic Structure
* A scuba survey of lynds dark clouds
* http://jilawww.colorado.edu/pubs/thesis ... ld/ch1.pdf
* http://www.miqel.com/space_photos_maps/ ... d-sun.html
* Interaction of the Loop I Supershell with the Local Hot Bubble - Discovered in the ROSAT All-Sky Survey
* Speed of the Sun
* http://www.americanscientist.org/templa ... d=aaa5LVF0
En son Emre Evren tarafından 26 Tem 2007, 16:49 tarihinde düzenlendi, toplamda 2 kere düzenlendi.
Kullanıcı avatarı
gönderen Tahir Şaban
#2674
Merhaba Emre,
Emre Evren yazdı:Namibyadaki Hakos Çiftliğine gidiyorsunuz galiba ??) keşke böyle bir fırsatı bizde yakalayabilsek. Güney göklerini inanılmaz merak ediyorum doğrusu
Evet. Hiç belli olmaz, belki de bir gün beraber gideriz! Hakos'un birkaç km ötesinde HESS projesi var. Oraya üniversiteden bir araştırma/seyahat organize etme şansınız yok mu?
Gould Belt konusundaki çalışmalarınızı da heyecanla bekliyorum. bizlerle paylaşırsanız sizden istifade etmiş oluruz. Müsait olduğunuzda proje ile ilgili detayları paylaşırmısınız ?
Elbette! Bu güne kadar kimsenin ilgisini çekmez diye düşünmüştüm. Toparladıklarımı Türkçeye çevirip buraya yüklemek istiyorum. Henüz fazla bir gözlem yapamadım.

Loop konusunda açıklamaların süper oldu. Çok teşşekür ederim! Gökyüzüne ilk fırsatta bu bilgiler ışığında tekrar bakmak istiyorum... Kaynaklar için de tekrar özellikle teşekkürler!
Kullanıcı avatarı
gönderen Mahmut YILMAZ
#3271
gökyüzüne bakarken gördüğümüz şeyin bir süpernova olduğunu nasıl anlarız peki :)


yani ilk yeni bir süpernovaya bakıyor olduğumuzu biz nerden bilicez :wink:

biraz açıklama yaparmısınız.
gönderen Emre Evren
#3304
Merhaba

Tarihsel süreçte Çıplak gözle Süpernova gözlemleri

Süpernova gibi hatta çıplak gözle görülebilecek galaktik süpernovalar gibi harikulade olaylar neredeyse insanlığın karanlık geçmişinden beri ilgi ve hayranlıkla izlenmiş ve toplumların kültür hafızalarında kazınmış her zaman korku ve hayranlık bırakmış hatıralardır.


Milattan Önce 10 000 yılları Vela Süpernovası

Hatta insanlık geçmişinde izlenmiş ve kayda geçirilmiş, (benim bildiğim) ilk süpernova 12 300 yıl önce infilak etmiş olan bizden 1300 IY uzaklıktaki Vela takımyıldızındaki Gum Nebula 'yı oluşturmuş çıplak gözle izlenmiş süpernovadır.
Resim
uzaklık farkı ile süpernova günümüzden 11000 yıl önce akdeniz toplulukları tarafından gözlenmiş ve patlamanın şiddeti öylesine yüksekmiş ki haftalar boyunca -10 kadir parlaklıkta gündüz bile çok rahatlıkla izlenilebilmiş.
O zamanın ilkel toplulukları için ne kadar korku verici bir olay olduğunu tartışmaya gerek yok zira dolunayın parlaklığı bile -12,7 kadire ulaşabiliyor.

SN 185
Bundan sonraki 10 milenyum boyunca kayıtlar biraz tahrif edilmiş veladan sonraki en uzak kayıt ise Milattan sonra 185 lere gidiyor.

Resim
Takvimler MS 185 (milattan sonra) 'i gösterdiğinde şimdiki Alfa ve Beta Erboğa yıldızlarının arasında daha önce hiç görülmemiş bir yıldız belirmiş. Aynı tarihlerde Çinli(kaynağını hatırlayamıyorum ama Eski Hun kaynaklarında da geçtiğini duymuştum ama kaynak olmadığı için ciddiye almayın lütfen) ve Roma kaynaklarında günümüzde 8 200 IY uzaklıktaki RCW 86 olarak bilinen süpernova kalıntısının bulunduğu yerde parlaklığını 6 ay boyunca yitirmeyen bir konuk yıldız not edilmiş.

SN 393
MS 393 'de ise bu sefer Akrep takımyıldızında bir konuk yıldız farklı topluluklar tarafından teyit edilmiştir.
bundan sonraki 369 MS, 386 MS, 437 MS, 827 MS and 902 MS tarihlerinde kayıt edilmiş konuk yıldızlar için henüz bir süpernova kalıntısı tayin edilmemiştir.

SN 1006
Tarihler 30 nisan - 1 mayıs MS 1006 'yı gösterdiğinde ise Lupus (Kurt) Takımyıldızında aniden beliriveren ve Mısırlı astronom Ali bin Rıdvan 'ın notlarında "dolunayın dörtte birinden daha parlak görünür genişliği ise venüsün diskinin 2 katı kadar büyük" diye kayıd ettiği(kimi kaynaklara görede yarım ay parlaklığında) bir konuk yıldız ortaya çıkmıştır.
Resim
Modern dönem astronomlarından Frank Winkler bu süpernova için "insanlar gece yarısı bile onun parlaklığı sayesinde parşomenlerini okuyabilmişlerdir" demektedir.
SN 1006 aslında bizden 7100 IY uzaklıktaki patlamış olan Tip Ia sınıfı bir süpernovanın kalıntısıdır. Süpernova kalıntısı daha önce bilinen Beta Lupi yakınlarındaki radyo kaynağı PKS 1459-41 bulutsusuna çevrilen Parkes Radyo teleskobu sayesinde 1965 de teyit edilmiştir.
Bu süpernova ile ilgili Ülkemiz amatör gökbilimcilerinden synTunç TezelinAPOD'da yayınlanmış çalışmasına göz atabilirsiniz.


SN 1054
Resim
Anasazi yerlilerinin gözünden SN1054'in kayalara tasviri

4 Temmuz MS 1054 'e gelindiğinde ise, Çinli gökbilimciler tarihe şu notları düşmüşlerdir. : "Chih-Ho takviminin 1. yıılının, 5. ayında Chi-Ch'ou günü Tien-Kuan yıldızının(Zeta Boğa) birkaç parmak güney doğusuna düşen bir yerde bir konuk yıldız belirmiştir. bir yıl içinde ise kademeli biçimde gözden kaybolmuştur. 4 yöne saçılan ışınları ile gün gözünde venüsden bile daha parlak kalmış renkleri ise 23 gün boyunca sarıdan kırmızıya dek değişmiştir..
Resim
Çinlilerin gördükleri konuk yıldız aslında araplardan amerika Anasazi yerlilerine kadar geniş bir coğrafyada görülen ve kayıt edilmiş olan Messier'in meşhur listesinde baş köşede bulunan 5000 IY uzaklıktaki Ünlü Yengeç süpernova kalıntısı M-1 di.
23 gün boyunca -6 kadirden daha parlak olan süpernova gariptir ki akdeniz ve arap kavimlerinde çok fazla yer almıyor.


SN 1181
Orta çağın son etkileyici konuk yıldızı ise 4 temmuz 1181 yılında Koltuk takımyıldızında aniden beliriveren ve -1 ila -2 kadir parlaklığını 185 gün boyunca muhafaza etmiş olan SN 1181 oldu.
Resim
Çinli ve Japon astronomların 8 ayrı parşomene kayıt ettiği süpernova ise günümüzde 3C 58 olarak bilinen X-ışını kaynağı pulsar J0205+6449 'nın kalıntısıdır. koordinatları : Sağ açıklık: 2h 2m , Sol açıklık +64° 37′


SN 1572

Resim
Tycho Brahe'nin süpernovası 11 kasım 1572

Takvimler 11 Kasım 1572 'i gösterdiğinde ünlü danimarkalı astronom Tycho Brahe evine doğru yürüyüş yaptığı sırada gökyüzünde gördüğü manzara karşısında donup kaldı ve bir kaç dakika koltuk(cassiapeia) takımyıldızındaki jüpiterden çok çok parlak şimdiye dek hiç görmediği yıldıza öylece bakmaktan kendini alamadı.

Brahe yaşadığı durumu şöyle not etmiştir. : "Kasım ayının 11. günü akşam güneş battıktan sonra, açık gökyüzünde yıldızları seyrediyorudum ki tam baş ucuma doğru neredeyse parlaklığı ile tüm diğer yıldızları gölgede bırakan şimdiye dek hiç görmediğim garip yıldızı farkettim. çocukluğumdan beri göklerdeki tüm yıldızların yerlerini mükemmel biçimde bilmeme rağmen(ki zaten ünlü yıldız kataloğunun sahibidir kendisi heheh :D ) açıkçası o bölgede hiç bir zaman böyle bir yıldız olmamış tı en azından bu derecede parlak ve garip bir yıldız olmamıştı diyebilirim. Bu görüntüye o kadar şaşırmıştım ki gözlerimin sağlamlığına şüphe duymaya başlamıştım. Fakat başka yerlerdeki yıldızlara göz attığımda orada gerçekten yeni bir yıldızın olduğunu farkettim ve şüphem kalmadı. Dünya kurulalı beri şimdiye dek bizim zamanımızda hiç görülmemiş bir mucize olmalıydı bu."

Resim
Tycho Brahe ve 3C 10 Süpernova kalıntısı

Fakat Brahe bu süpernovayı ilk keşfeden olmamıştır. 6 kasım 1572 de W. Schuler adlı bir astronom ilk keşfedendir. T. Brahenin notlarında süpernova önce jüpiter kadar parlakken daha sonra venüse denk parlaklığa ulaşmış ilerleyen günlerde ise 2 hafta boyunca gün ışığında rahatça izlenebilir hale gelmiştir. Kasımın sonlarına doğru ise hem sönükleşmeye başlamış hemde rengini beyazdan sarıya daha sonra turuncu ve sönük kızıla doğru değiştirmeye başlamıştır. 1574 Martında ise gözden kaybolana dek 16 ay boyunca çıplak gözle izlenebilmiştir.

Resim
Süpernovanın kalıntısı Palomar dağındaki teleskopla alınmış fotografik plakalarda 1960 lı yıllarda keşfedilmiş olan inanılmaz derecede sönük bir bulutsudur. 3C 10 olarak adlandırılan radyo kaynağı ise patlamadan geriye kalan ve sniyede 9000 km hızla genişleyen süpernova kabuğudur.
Nature dergisinde 2004 de yayınlanan bir makaleye göre G2 sınıfı güneş benzeri eş yıldızından çaldığı maddenin chandrasekhar limitine ulaşması sonucu Tip Ia süpernova patlaması geçiren G.120·1+1·4. adlı kaynağın patlamanın şiddeti ile eş yıldızını saniyede 136 km hızla uzaya savurduğu ileri sürülmüştür. 3C 10 bizden 7500 IY uzaklıktadır Koltuk takımyıldızında Sağ açıklık 0h 25,3m ile sol açıklık +64d 6d koordinatlarında bulunmaktadır.


SN 1604

Resim
9 ekim 1604 yılında Tycho'nun süpernovasından 32 yıl sonra, bu defa yılancı takımyıldızında şimdiyedek gökadamız samanyolunda gözlemlenmiş en son süpernova olan SN 1604 konuk yıldızı beliriverdi. Süpernovayı ilk gözlemleyen ise 17 ekim 1604 yılında alman astronom Johannes Kepler dir. Tycho'nun 1572'deki süpernovasından esinlenerek SN1604 üzerine yaptığı sistematik araştırmalar ile süpernova daha çok Keplerin Yıldızı olarak anılmaktadır.

Kepler konuk yıldız ile ilgili çalışmalarını topladığı De Stella nova in pede Serpentarii adlı kitabında SN 1064 ile ilgili şu notları düşmüştür. : " Bu ne Satürn'ün, ne Jüpiterin ne Mars'ın ne de başka bir gezegenin yörüngesinde değildir. Daha da ötesi açıktır ki onu ilk gördüğüm günden beridir aylar süren dönem boyunca yerinden bir tek dakika bile hareket etmemiştir. Eğer gezegen olsaydı hareket ediyor olurdu. Hatta yeni yıldız ne ayın üzerinde nede yedi hareketli yıldızın yörüngesindedir. fakat diğer sabit yıldızlar gibi 8. kürededir.(bknz keplerin güneş sistemi modeli)"
Resim

Başlangıçta Mars kadar bir parlaklığa ulaşan süpernova ilerleyen bir kaç gün içinde parlaklıkda Jüpiteri geride bırakmış ve büyük ihtimalle -2,25 kadir parlaklığa ulaşmıştır. Kasım ayında güneşin parlaklığında kaybolana dek Jüpiter kadar parlak kalmıştır. 1605 yılında tekrar göründüğünde ise Kepler süpernovanın antares kadar parlak olduğunu farketmiş SN1604 1606 martına kadar toplam 18 ay boyunca görünür kalmıştır. ışık eğrisi tip I süpernovası olduğu izlenimini vermektedir.

Resim

1941 yılında Wilson dağındaki 100 inçlik teleskobu kullanan gökbilimciler Kepler süpernovasının 20 000 ışık yılı uzaklıktaki 40 yay saniye genişlikte ve toplam 19 kadir yüzey parlaklığına sahip bulutsu artığını görüntülemişlerdir. bu yeni genç süpernova artığı 3C 358 (aynı zamanda radyo kaynağıdır) ve G4.5+6.8 (David Green'nin süpernova kataloğu) olarak kataloglanmıştır..


SN 1987 A

Resim
Yakın tarihte gerçekleşmiş en yakın süpernova patlaması ise 1987 yılında güney yarım küredeki Dorado takımyıldızındaki Büyük Macellan bulutsusu içindeki Tarantula bulutsusunun kenarında gerçekleşmiş olan SN 1987 A 'dır.
SN 1987 a , 51,4 kparsek(168 000 IY) uzaklıktaki gökadamızın yakın komşularından biri Büyük Macellan bulutundaki B3 sınıfı parlak bir Mavi Üstdevin Tip II patlaması sonucu gerçekleştir. haftalar boyunca 3 kadir parlaklığı ile çıplak gözle izlenebilmiş olan süpernova aynı zamanda gökadamız dışında gözle izlenebilmiş tek süpernova patlamasıdır.

Resim

SN 1987a nın bir diğer özelliği ise tamamen sürpriz biçimde gerçekleşmiş olmasıdır. Sanduleak -69° 202a olarak adlandırılan mavi üst dev önceki gözlemlerde yıldız kütlesi nedeni ile yakın zamanda süpernova gerçekleştirmesi pek de beklenmeyen bir yıldızdı. Fakat 20000 yıllık bir süreç içerisinde önceden farkedilmemiş bir eş yıldızı ile birleşince kütlesi sınırı aşarak aniden süpernova patlaması geçirmesine sebep olmuştur.

SN 1987 a'nın çekirdek çökmesi sonucu geriye nötron yıldızı bırakacağı tahmin edilsede şimdiye dek Hubble'ın keskin gözleri ile ortada bir nötron yıldızı görülememiştir. bu durumda ya kalın bulutlar görüşü engellemektedir yada aslında geriye bir karadelik kalmıştır.

Sonuç :

Keplerin yıldızından beri günümüze dek gökadamız Samanyolunda başka bir süpernova gerçekleşmemiştir. fakat gökada da gerçekleşen süpernova sıklıkları göz önüne alındığında belkide bu açıdan biraz şanslı bir kuşak olduğumuz düşünülebilir. zira Eta Carinae girdiği sarsıntılı ölüm döşeği düşünüldüğünde, bizi pek fazla bekletmeyecek gibi duruyor, hem yakınlığı hemde rekorlar kıran yıldız kütlesi düşünüldüğünde 21. yy'ın en büyük göksel şovu için hazırlandığını rahatlıkla söyleyebiliriz.

Fakat samanyolu dışında Ben gökadamızın büyük abisi Andromeda gökadasından da yakın tarih için umutluyum. Şimdiye dek gözlemlenmiş bir süpernova patlaması olmaması hemde daha önceki mesajlarda yazdığım loop lar gibi bir engel bulunmayışı bizim için gökadanın tamamını izleyebilme açısından büyük şans olsada Andromedanın açılı düzlemi biraz sorun yaratabilir. Ve orada da patlayacak bir süpernova benim tahminlerime göre gündüz gözüyle görünmese bile en azından 2-3 kadire kadar parlaklaşabilir.

Süpernovalar dışında daha sıkça rastlanılan bu tarz başka bir olayda Nova patlamalarıdır. Novalar bazen başarısız süpernova patlamaları olarak da adlandırılabilir. Genel olarak dış katmanlarını hafifçe uzaya savurmuş güneş benzeri bir yıldızın enkazı olan bir beyaz cüce eğer başka bir yıldıza yakın bulunuyorsa, bu ikili sistemde beyaz cüce diğer yıldızdan madde çalmaya ve bir kütle aktarım diski ile üzerinde biriktirmeye başlar, ve bazen beyaz cüce üzerinde biriken hidrojen ve helyum belli bir seviyeye ulaştığında merkez ısınarak üst katmanda birikmiş olan kütleyi ateşleyerek kısa süreli bir termonükleer patlama meydana getirir ve beyaz cücenin parlaklığı 100 000 kat kadar artabilir. ama bu patlama beyaz cüceyi kesinlikle yoketmez.Bu tip değişken yıldızlara "Katalizmik Değişkenler" denmektedir.

Geçen şubat aylarında akrep takımyıldızında dünyanın şaşkın bakışları arasında yeni bir konuk yıldız beliriverdi : Nova Scorpii13 kadir parlaklıktan 3 kadir parlaklığa tırmandıktan sonra haftalar içerisinde tekrar eski parlaklığına geri döndü. Nova scorpii 07 de katalizmik bir patlamanın sonucudur.

Süpernovalar ise novalar ile kıyaslanamayacak derecede güçlü laylardır. hatta bazen Tip Ia türü süpernovalar normalde gözlenemeyecek kadar uzaktaki gökadalarda bile görünür parlaklığa ulaşarak gökadanın toplamından daha fazla ışık saçabilmektedirler.

Tip II süpernovaları ömrünün sonuna gelmiş dev kütleli yıldızların çökmesi sonucu kabuklarının çöken merkezin yarattığı devasa boyutlu nötrino akısı rüzgarı ile uzaya savrulduğu patlamalardır.
Tip Ib ve Tip Ic de Tip II gibi dev yıldızların sonudur. Tip Ib nin çok büyük kütleli Wolf-Rayet yıldızlarının sonu olduğu düşünülmekte, Tip Ic ler ise daha çok Gama ışını patlamalarının sorumluları oldukları tahmin edilmektedir.

Tip Ia 'da ise daha önce katalizmik değişken patlamalarının olduğu novalardaki sürecin aynısıdır. fakat bir farkla. bu sefer beyaz cüce üzerine düşen kütle chandrasekhar limit olarak anılan 1,44 güneş kütlesine ulaştığında karbon ve oksijenden oluşan tüm beyazcücenin biranda kararsız Nikel 56 ya dönüşmesi sonucu bu radyoaktif Nikelinde , kobalt 56 ve Demir 56 'ya indirgenmesi sırasında açığa çıkan muuazzam nötrino akısı sonucu beyaz cücenin tamamının süpernova patlaması ile yok olmasıdır. ve bu patlama hep 1,44 güneş kütlesinde gerçekleştiği için genellik -19,3 kadir mutlak parlaklıkda gerçekleşir.

Emre Evren
Saygılarımla...


Kaynaklar :

http://www.mystae.com/restricted/streams/vela/vela.html

http://apod.nasa.gov/apod/ap060928.html

http://www.seds.org/~spider/spider/Vars/sn1572.html

* Simon Mitton, 1978. The Crab Nebula. Charles Scribner's Sons,

http://en.wikipedia.org/wiki/SN_1604

http://fuse.pha.jhu.edu/~wpb/Kepler/book.html
Kullanıcı avatarı
gönderen Tahir Şaban
#3306
Mükemmel olmuş Emre!

1987A kalıntısını 2004 Namibya seyahatimde detaylı bir harita ve 30cm lik bir teleskopla aradım ama göremedim.
gönderen Emre Evren
#3307
Teşekkür ederim Tahir Abi

işte kargacık burgacık yazdık bir şeyler :D , umarım Mahmut Beyin sorusuna da cevap olmuştur.
yanlışım hatam olmuşsa uyarın lütfen.
Tahir Abi yazdı:1987A kalıntısını 2004 Namibya seyahatimde detaylı bir harita ve 30cm lik bir teleskopla aradım ama göremedim.
Hmm demekki gerçekten parlaklığını çok hızlı yitiriyormuş. yazıyı hazırlarken alttaki fotoğrafa rastlamıştım.
Resim
patlamadan 5 yıl sonra Angol-Australian gözlemevinden toplam 60 yay saniye kadar genişlikte alınmış bu resimde süpernovanın olduğu bölge kırmızı yıldız ile görünen yermiş. Daha önce baktığım Hubble resimlerine kıyasla çok sönük gelmişti bana. Gözlemevindeki teleskobun daha parlak gmrüntü vermesi gerektiğini düşündüğümden nedense bana pek sönük gelmişti SN1987a.(heheh sanki uzmanmışım gibi konuştum :D )

tabii ki şimdi üzerinden 20 sene geçmiş kimbilir parlaklığı ne kadar azalmıştır. :roll:

Burada ilk yıllarda şok dalgalarının etkisi gösterilmiş.
Resim

saygılarımla...
Kullanıcı avatarı
gönderen Salih Dinçer
#4131
Merhaba,

Sizce Akrep'in kırmızı devi Antares ve ondan daha büyük olan Avcı'nın Betelgeuse ne zaman patlamıştır? Aralarındaki yüzlerce yılı ve görünümlerini hesaba katınca patlamış olmalılar.

Peki patlama ışıkları bize ulaştığında kısa sürede olup bitecek mi? Yani ömrümüzde bir kere görebileceğimiz bu olayı (eğer bir kaç 10 sene içinde olursa) görebilirsek kaçırma ihtimalimiz var mı?

Gerçi rahatlıkla görebildiğimiz bu yıldızları daha hassas gözlem yapan cihazlarla gözlemliyorlardır. En ufak değişiklikte haberimiz olsa gerek. Yanılıyor muyum? Bugünlerde içimde bir his var sanki Orion'daki patlayacak...:)

Sevgiler, saygılar...
Kullanıcı avatarı
gönderen Tahir Şaban
#4143
Merhaba,
Salih Dinçer yazdı:...Aralarındaki yüzlerce yılı ve görünümlerini hesaba katınca patlamış olmalılar.
Emin değilim. Antares ve Betegeuse henüz son nefeslerini vermemiş olabilirler. 500 sene bir yıldızın ömründe bir saniye ediyor mu? Ben daha çok Eta Carina yı tahmin ediyorum ama o malesef güneyde.
Peki patlama ışıkları bize ulaştığında kısa sürede olup bitecek mi?
Yok, epey sürüyor. Bu konuda Emre daha bilgili ama bu kadar yakın bir süpernova kolayca (gece) 1 sene kadar görünebilir. Tabi ilk parlaklığı birkaç hafta içinde önce artacak ve sonra hızla (süpernova tipine göre farklı) düşecek.

..En ufak değişiklikte haberimiz olsa gerek....
Gerçekten de patlamak üzere olan yıldızlar önceden bazı ışımalar yapıyorlar. Eta Carina'da bildiğim kadarıyla böyle değişimler gözleniyor. Ama onun için bile bu gece mi patlayacak 1000 sene sonra mı, kimse bilmiyor. Son yanma aşaması (demir) sadece birkaç saat sürüyor diye duymuştum...
Kullanıcı avatarı
gönderen Salih Dinçer
#4149
Hmm...

Dış görünüş aldatıcı demek ki. Peki Alfa Arabacı (Capalla) hakkında ne düşünüyorsunuz. Bizim burada az önce doğdu ve çok oynak geldi bana...:)

Kırmızıya çok yakın bir rengi var ama atmosferdenmidir bilmiyorum bazen çok parlak oluyor. Ona bakarken hadi patlasa da ağzım açık kalsa diyorum... :o

Sevgiler, saygılar...
gönderen Mustafa Özkan
#4191
Doğu göğünde gece saatleri izlediğim Capella bana pek oynak gelmemişti. Belkide az gözlemlediğimden olabilir. Zaten eğer patlaması beklenen yıldızlardan olsaydı NASA ya da başka gökbilim ajansları haber olarak geçerdi. Belkide dergilerden okurduk.