Dünya'da ve Türkiye'deki çalışmalar, roketler, sondalar, uzay mekiği, uzay ajansları, programlar..
Dünya Dışı Yaşam, SETI projesi...
#32345
Carl Sagan müthiş bir insandı.Kaçınızın yaşı yetişir bilmiyorum arkadaşlar ama bu kitaplarından önce onun TRT'nin tek kanal olduğu devirde yayınlanan ve zannediyorum sonradan bir kısmı tekrar verilen Cosmos isimli bir belgeseli vardı.Evreni,kendi dünyamızı ve yaşamı sanal bir uzay gemisinini kokpitinden o kadar güzel inceliyordu ki o belgesel anlatamam.Programı sunan Carl Sagan'dı.Belki de bu alanı sevmeye başlamam ben çok küçükken yayınlanan o belgeselle olmuştur.Dünyadan uzaklara ait o görüntülere bu kadar sevgiyle bakan bir insan ve bilim adamı olması beni çok etkilemişti çocukken.

Ancak bu arada Vedat Ak kardeşime katılmadan da edemeyeceğim,Bu olay tamamen safsata değil.Aslında Carl Saganın yaklaşımını anlamak için burada anlatılmayan biyografisini bilmek lazım.Carl Sagan uluslararası bilimsel camiada yaptıklarıyla çok genç yaşta kabul görmüş olup da dünya dışı yaşamın varlığından ve dünyanın geçmişinde bir zamanlarda dünyamızın yabancı yaşam formlarınca ziyaret edilmiş olabileceğinden cesaretle bahsetmiş olan ilk bilim adamıdır.Egzobiyoloji de dediği uzay ötesi canlı yaşama ilişkin bir bilim dalının kurulmasını önermiştir.Aynı zamanda gezegenlerin dönüştürülebileceğine dair inancı ve projeleriyle de gündeme gelmiş bir insandır (Mars ve Venüsün uygun teknoloji ve dünyadaki canlılar aracılığıyla dönüştürülebileceğine inanıyordu.İşte bu özellikleri nedeniyle çok fazla akademik saldırıya uğramıştır,bir taraftan da New Agecilerin ilgi odağı olmaktan da bunalmıştı.Carl Saganı bunaltan bu ikisi oldu.Bu kitaplarında dünya dışı yaşamın varlığını veya dünyayı ziyaretini reddediyor görünse de dikkatli okursanız bunu hiçbir şekilde söylemediğini ve kuvvetli bir ihtimali akılda bıraktığını görürsünüz.Belli bir yaştan sonra önceden savunduğunuz şeylerin halen ortaya çıkarılamamaış olması sizi karşı kampa itebiliyor.Carl Sagan buna rağmen ölümüne kadar dünyadışı yaşamın varlığını savunmuş bir insandır. Tek fikir değiştirdiği konu yakın zamanlarda ziyaret edilmiş olabileceğimizdir ki bu fikir değişimi de dari görev almasından sonra olmuştur.İlginç değil mi?
#32370
Ancak bu arada Vedat Ak kardeşime katılmadan da edemeyeceğim,Bu olay tamamen safsata değil.
Vedat bey'in yazdığı yazıyı dönüp okudum, çok ""kabaca"" bir özetle "ufo = ne olduğu bilinemeyen cisim, ne olduğu bilinemeyen şeyler varsa bunlar ufo'dur, o halde ufo vardır" vurgusu üzerinden gidiyor.

Bu ufo denen meret zaten anlamı itibariyle bu "ufocu" dediğimiz kitleye güç veriyor zaten. Benim ufocu diye adlandırdığım kitle, ufo kelimesinin anlamını, yani tanımlanamamış obje'yi alıyor, resmi kuruluşlardan gelen "biz bunun ne olduğunu anlayamadık" temalı yazıları derleyerek "ufolar var" sonucuna varıyor. --buraya kadar sorun yok-- fakat halkla ilişkilerde bu sefer ufoyu alıp "uzaylı araç'a" çeviriveriyor! Oturup sahte olduğu defalarca kanıtlanmış resimleri alıp ufo diyorlar, sonra resmi raporları gösterip bakın onlar da ufo, yani tanımlanamamış cisim diyorlar diyip çakallık yapıyorlar.

Bilim dünyasının "ufo sektörüne" sonuna kadar karşı olmasının sebepleri bellidir, bunlar bilim nedir tanımaz, bilimsel eserlere itibar etmez, kendi tezlerine bilimsellik süsü vermeye çalışırlarken arada sırada işleri düştüğünde bilimadamlarının eserlerine kıyısından köşesinden kesip uyarlayıverme yüzsüzlüğünden de kaçınmazlar. Yaşadığımız dünyada görece daha az çekici olan ve sesini bu nedenle kitlelere duyuramayan saf bilimin karşısında, uzaylısı bol, gizemi bol, "bestseller" ufocu kültürü bulunuyor, bu bir savaş, ve bana kalırsa bu adamların ufo mitine karşı durarak bunlar için safsata kelimesini kullanmaları da doğal bir hak.

Forumda yine tartışılmıştı, tübitak da ufoları onayladı gibi bir konuydu, oturup tübitak'ın yazdığı yazıyı okudum, tek söyledikleri şey "gösterilen objenin ne olduğu anlaşılamamıştır"dan ibaret. Yani teknik açıdan bir ufo, fakat sokağa çıkıp 100 kişiyi çevirip ufo nedir derseniz alacağınız cevap tepesinde yeşil antenleri olan koca kafalı koca siyah gözlü yaratıkların bindiği uçan daireler olur. Ufonun kamuoyunda bilinen anlamı buyken, ufolara safsata demekten daha doğal birşey göremiyorum.

Evet Vedat bey'in de dediği gibi kendi dünyamızı doğru düzgün anlamaktan aciziz, ne olduğunu bilemediğimiz çok şey var, fakat bu, bu gördükleriniz uzaylılardır diyenleri haklı çıkarmıyor, bilimadamları evrenin sırlarına vakıf değil fakat bu ufocu dediklerimiz vakıf diyebileceğimiz bir dünya söz konusu değil.
#32378
Onur Bey, gerçekten aslında kendi dünyamızı anlamaktan aciz yaratıklarız.Bilim dediğimiz şey de bu anlama çabası değil mi zaten.Sizin UFO kavramının kullanılışı ile ilgili tespitlerinize tamamen katılıyorum.Bir şeyin "tanımlanamayan uçan nesne " olduğunu söylemek o şeyin sadece tanımlanamayan uçan bir nesne olduğunu söylemektir o kadar.Günümüzde bu olgu adeta bir din haline dönüşmüş vaziyette.Yani UFO sadece DDY anlamına geliyormuş gibi düşünülüyor ki bariz br yanlış olduğu ortada.Ancak Vedat Ak arkadaşımızın yazdığı mesajların bir kısmına baktım da bu kavramsal yanılgıya düşmesinin haricinde nispeten mantıklı yazıları ve gene nispeten sağlam görüntüleri var.Aslında bu forumda tartışılması gereken konu başlıklarından biri şu olabilirdi: Hiçbir şekilde Ne Olduğu Anlaşılamayan UFOlar gerçekte ne olabilirler?Biraz zihin sporu yapalım ne dersiniz?Bakalım ne gibi fikirler çıkacak ortaya.
#48739
insanoğlu bencildir.
yaşadığı dünyayı bilmez
ama evren hakkında durmadan konuşur. var olan izleri görmezden gelir. bilim çözemesede bilimsel olarak sonucu budur der.

insanoğlu gariptir.

Kesinlikle katılıyorum,ilginç şeyler üzerine safsatalar uydurmak,dedikodu yapmak insan işi.

kitapta ilginç bir bölüm var, sagan her gün kendisine gelen mesaj ve fakslardan bıkmıştır. bu mesajlarda ki binlerce insan kendilerinin uzaylılarla düzenli olarak görüştüklerini yada kaçırıldıklarını iddia etmektedir.
ve gerekirse bunu ispatlayabileceklerini söylemektedirler. sagan bu sorunu kökten çözmek için "uzaylılarla görüşen insanlara" birer denklem sorar. ve bu denklemi uzaylıların cevaplamalarını istemektedir. herhalde çok ileri bir teknolojiye sahip olan uzaylılar biz dünyayı cehenneme çeviren kafasız insanlardan daha ileri bir entellektüel seviyede olmaları gerekir. fakat şu ana kadar bu denklemi çözebilen hiç bir uzaylıya rastlamamıştır.
Çoooook güzel ! :) Zeki bir adam olduğu belli oluyor...
#53046
Ufo(Unidentified Flying Object)Türkçesi Tanımlanamayan Uçan Nesne..Yani her gördüğünüz uçan cisim uzaylı değildir.Tanımlanamayan uçan cisimlere Ufo denir...Ve Amerika'da 51.bölge...
Eğer bu bölgede DD(Dünya Dışı)varlıklar varsa amerikanın bunu saklamasına gerek yok.Sanki söylese Türkiyeye getirip rakı-balık yaptırcaz uzaylılara:DYani eğer varsa bile dünyaya açıklayıp, gerekli önlemlerin alınmasını düşünüyorum.Yani uzaylılar bize saldırıken değil,önceden söylesinlerki gerekli önlemleri alalım(tabi ne önlem alabileceksek)..
#68482
Carl Sagan'ın Türkçeye çevrilmiş tüm kitaplarını okudum ve gurur duydum. Kendisi Nasa da da görevlerde bulunmuş 60- 70- ve 80 lerdeki en bilgili Uzay Bilim İnsanlarından biridir. Kitaplarını edinip okumanızı öneririm.

2. olarak da Alman Fizikçi, Psikolog ve gazateci Hoimar Von Ditfruth'un Cumhuriyet yayınlarından Türkçeye çevrilmiş 3 lü bir kitap grubu var... Bu gezegende 21 derece oksijen oranı ile varoluşumuzun nedeni, Samanyolumuz ve Gezegenimizin oluşumu, İlk canlılar, Bakteriler Algler,yosunsular, Gökyüzü, Derin Uzay, Kozmozla ilgili iseniz ve ilgilenecekseniz bu kitapları da edinip okuyunuz, okutturunuz. Önerdiğim Kitapları;
BAŞLANGIÇTA HİDROJEN VARDI
BİLİNÇ GÖKTEN DÜŞMEDİ
BİZ BU EVRENİN ÇOCUKLARI

GENÇ KUŞAĞIN MUTLAKA OKUMASI GEREKEN EŞSİZ ESERLERDİR.

saygılar
#68653
Carl Sagan'ın farklılığı bünyesinde şu an için bu konuya ilişkin temel çatışmaların taraflarını oluşturanların fikirlerinin güzel bir karışımını barındırmasındandı. Yazdığı Mesaj adlı roman bile aslında bu alandaki fikirlere ne kadar açık olduğunu göstermekteydi; bir düşünün kitabın ana karakteri olan bilim kadını Ellie romanın sonunda yaşadıklarının gerçek olduğunu kanıtlamakta zora düşer ve ortada gerçek bir fiziksel kanıt olmaması nedeniyle dolandırıcılıkla bile suçlanır ama en sonda pi sayısının ondalık kısmının dökümünde ortaya çıkan şekil gerçekte seyahati sırasında almış olduğu bilgilerin doğru olduğunu kendisine kanıtlar. Carl Saganın uğraşısı, dünya dışı yaşam arayışı ve bulunursa böyle bir yaşamla temas kurabilme imkanının tespiti idi.Bu uğraşı alanının ise saçmalıklardan ve New Ageci dini anlayışardan arındırılmasını istiyordu. Bazen sert gözüken çıkışları ve Karanlık Bir Dünyada Bilimin Mum Işığı kitabında anlattığı garajdaki görünmeyen ejder hikayesi aslında bu tip istismarlara yönelik tepkisinin nedenini çok güzel açıklıyordu. Bir düşünsenize, tanınmış bir bilim adamı olarak varlığına inandığınız ve kanıtlamaya çalıştığınız şeyler, başkalarının saçma iddiaları, fikirleri ve inanışları yüzünden saçmalık olarak addediliyor; gereken önem verilmiyor ve yok sayılıyor. Siz ne tepki verirdiniz?
#80410
Bence Uzayda yaşam olmayı kanıtlamak için uzay hakkında neleri bildiğimizi ve neden nasıl ve niçin burda böyle yaşabildiğimizi
cevaplamak gerek sonra kendi kafandaki yaşam izlerini öğren :yani sana göre gerçekçi yaşam olan dünya gezegeninin gerçek ikizi ordaki zeki canlının ne kadar zeki olduğunu sonra iş keşfetmeye kalıyor buda gezegenimize bakmayı zorunlu kılıyor
#80722
Karanlık Dünyada Bilimin Mum Işığı adlı kitabını Halk kütüphanesinden bulup okudum. Güzel konulara değinmiş. Ancak Uzay ile ilgili pek fazla kitap bulamadım yada yer vermemişler. Olsaydı çok güzel olacaktı, gözlemlerden önce bir çok kitap okumak istiyorum ama her kitabıda alamıyoruz. Halk kütüphaneleri zenginleşmeli bu konularda, umarım gelişirler.
#92816
KaaN ErtaN yazdı:Bence Uzayda yaşam olmayı kanıtlamak için uzay hakkında neleri bildiğimizi ve neden nasıl ve niçin burda böyle yaşabildiğimizi
cevaplamak gerek sonra kendi kafandaki yaşam izlerini öğren :yani sana göre gerçekçi yaşam olan dünya gezegeninin gerçek ikizi ordaki zeki canlının ne kadar zeki olduğunu sonra iş keşfetmeye kalıyor buda gezegenimize bakmayı zorunlu kılıyor
Merhabalar...

Ortada minik bir sorunumuz var. Bizim 'canlı' kelimesiyle nitelendirdiğimiz şey, nedir? Canlı nedir örneğin? Farkındayım, fazla klasik bir soru oldu ancak gerçekten de bunu yanıtlamamız gerekiyor. Bana soracak olursanız, benim cevabım, herhangi uyartılar karşısında tepki verebilen cisimlerdir ('cisim' kelimesi buraya ne kadar uydu bilemiyorum) ancak o zaman minik robotlar da canlı sınıfına giriyor. İlk olarak insanlığın bunun cevabını bulması lazım. UFO var mı diyorsak zaten var tanım olaraktan, atıyorum gökyüzünde bir uçak görürüz, ancak uçak olduğunu anlayamayız. UFO'dur o bizim için, çünkü herhangi bir objenin UFO olabilmesi için uçması, cisim olması ve onun ne olduğunu bilmememiz yeterlidir... Fakat biz ne zaman dünyadışı canlılardan bahsediyorsak (canlı da her neyse) iş değişir. Bence tartışmanın seyri bu şekilde olmalı..

Saygılarımla...
#92820
Belli ki UFO konusunda -araştırmalar dışında- ancak bazı yorumlar yapabiliriz. Ben şöyle düşündüm. Tersinden bakmak olaya. Diyelim güçlü bir kozmik medeniyetimiz var. Uzayın bir köşesinde henüz gelişmemiş bir canlı türü tespit ettik. Oraya onlar açısından ne olduğu anlaşılmaz cisimler gönderdik. Onları telaşlandırdık, meraklandırdık. Sonra herhalde UFO vardı yoktu kavgasını seyredecek halimiz olmazdı. Ta oraya kadar gitmişken "bize inanmasınlar, böyle bırakalım" demezdik herhalde. Der miydik yoksa? Biz desek bile içimizden bir isyancı bizi ihbar edebilirdi pekala. Yok yok, bi sırrı yok bu UFO meselesinin. Yeryüzünde profesyonel, amatör, yarı-amatör, meraklı yığınla gökbilim meraklısı var. Bu kadar teleskopun gözünden bir şey kaçmış olabilir mi? Yanılma payımı saklıyorum.
#92824
Bilimadamları tanıyamadıkları uçan nesneleri kastediyorlar. Bunu bir çok arkadaşım defalarca söylemiş. Ancak bunu bir zaaf haline getirip kullananlar da azımsanamayacak kadar çok. Artık UFO= Uçan Daire (neden sadece daire oluyorsa artık daha mı ergonomik, eğer öyleyse biz de uçaklarımızı pekala daire şeklinde yapabiliriz :)) olmuş. Ekin çemberleri, 51. bölge vs. Merak edenler için söylemek isterim bir ip yardımıyla normal bir ekin tarlasında deney yapılmıştı ve sadece bir kaç saat içinde o şekillerin aynısı ortaya çıkarıldı. Nasa uzaylıları saklıyormuş, insanlık henüz böyle bir olguya hazır değilmiş falan deniyor. Böyle bir şey olsaydı emin olun içlerinden birisi "işte hayatımın fırsatı" der ne var ne yok açıklardı.