Dünya'da ve Türkiye'deki çalışmalar, roketler, sondalar, uzay mekiği, uzay ajansları, programlar..
Dünya Dışı Yaşam, SETI projesi...
#79617
arkadaşlar öncelikle seti yi bu kadar eleştirmemenizi istiyorum sonuçta onlarda merak ediyor ve buna bağlı doğru yada yanlış çeşitli bilgiler elde ediyorlar onlarda doğruyu bulmaya çalışıyorlar.bu arada asıl konuya gelince yüksek oranda dünya dışı yaşam formu var.bir düşünün... galaksiler ne kadar büyük bir düşünün bizim evrenimizde kaçtane galaksi var ve belkide dahada evrenler vardır.bu kadar büyüklüğe rağmen evren yada evrenlerde sadece insanların olduğunu söylemek insanlık adına bencilliktir
Kullanıcı avatarı
gönderen uzaylinazlibjkli
#81330
[quote="Mustafa Erol"]merhaba
Enver Ercelik arkadaşımız ya çocukluğunda çok bilim kurgu kitap okumuş yada bize şaka yapıyor. :lol:

quote]

neden bu cümle kullanılırki... Dünya dışı yaşamı öğrenmek için çabalıyoruz.bu sözde buna çok ters düşüyor.bilim-kurgu kitapları ve filimleri yakın veya uzak gelecekte insamoğlunun başına gelebilecek şeylerden bahseder.biz uzaylı araştırmaları yapmak için önce buna inanmalıyız
#83947
Ögetay Kayalı yazdı:5 sene önce bir kişinin yazdığı mesajı alıntılamakta ki amaç nedir?
bunda bir sakınca görmüyorum.5 sene içinde zaten uzaylı araştırmaları hakkında fazla birşey gelişmedi.yani arada bir fark yok.
#87642
Dünya dışı yaşam alanları ve yaşam aramak bir yana ama, bence dünya dışı zeki yaşam formları aramak beyhude çabadır. Bana göre evrenin herhangi bir noktasında teknoloji üretebilecek seviyede zeki yaşam formları olma ihtimali, bir başka gezegende dut meyvesi olma ihtimalinden daha büyük değildir.
#87647
Bir baska gezegende dut meyvesi olma olasiligi ve zeki yasam olma olasiligi birbirine oldukca yakin. Duta kadar gelinebilindiyse evrim basamaklarinda oldukca yol alinmis demektir.

her biri 200 milyar yildiz iceren yaklasik 200 milyar galaksilik evrende bizim varolmamiz mumkun olmussa bu kadar yuksek olasiligin oldugu bir evrende bir yerlerde yasamin baslamis olma olasiligi bence de dusuk olmak bir yana oldukca yuksektir...
#87648
Elbette evrenin herhangi bir yerinde yaşamın başlamış olma ihtimali bir hayli yüksektir. Buna ben de katılabilirim.. Ancak dikkat edilirse benim bahsettiğim "yaşam" değil, teknoloji üretebilecek seviyede zeki yaşam formlarıdır...
En son Ercan Keser tarafından 12 Ağu 2011, 14:10 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kere düzenlendi.
#87670
Burak Yakut yazdı:Bir baska gezegende dut meyvesi olma olasiligi ve zeki yasam olma olasiligi birbirine oldukca yakin. Duta kadar gelinebilindiyse evrim basamaklarinda oldukca yol alinmis demektir.

her biri 200 milyar yildiz iceren yaklasik 200 milyar galaksilik evrende bizim varolmamiz mumkun olmussa bu kadar yuksek olasiligin oldugu bir evrende bir yerlerde yasamin baslamis olma olasiligi bence de dusuk olmak bir yana oldukca yuksektir...
Burak ben buna katılmıyorum, zeki canlı formları çok çok daha ender olmalı. Sebebi evrimin dinamiklerinde. Tüm canlıların "özgeçmişi"; tesadüf eseri gerçekleşen mutasyonlar sonucu ortaya çıkan yeni bir "x" durumunun o x'e sahip olan canlıların hayata daha iyi tutunup diğerlerini silmesinden ibaret. Bir canlının enerji ihtiyacını elde etmek için bitki formunda evrimleşebilmesi, hatta bir hayvan olarak evrimleşebilmesi oldukça kolay.. Büyük yapraklar, derin kökler geliştiren bitkiler yada hızlı koşabilen, sivri dişlere sahip hayvanların evrimi oldukça "olası", fakat zihinsel kapasitenin artması, doğada pek anlaşılabilir bir ihtiyaç gibi gelmiyor bana.. Bu bakımdan ben oldukça nadir rastlanan bir canlı türü olduğumuzu düşünüyorum. Galaksiyi şöyle bir turlama imkanımız olsa, zeki bir canlı formu bulana kadar bitkiden, hayvanattan sıkılırdık bir yerden sonra.. :) Her 1000 yıldız sisteminde 1 canlı formuna rastlanıyorsa atıyorum, bu canlı formları olan gezegenlerden de ancak 1000'de 1'inde zeki bir canlı formunun izini bulabiliriz bence..

İzini diyorum çünkü evrim yüzlerce milyon yıl sürerken, eli yüzü düzgün teknolojik imkanlara sahip olduğumuz yıl sayısı şunun şurasında sadece 5000-10000 yıl.. Bu süratle gidersek 2000 yıl sonra nerede olacağımız belli değil, en kötü ihtimalle artk yaşamıyor olacağız, en iyi ihtimalle de herhalde bedenden, maddiyattan çoktan kopmuş gitmiş oluruz. Yani her halükarda 2000 yıl sonra buraya gelen bir canlı türü bizi bulamayacak. Aynı şekilde biz de zeki canlıların yaşadığı bir yeri eninde sonunda bulsaydık bile, bunlar ancak arkeolojik araştırmalarla sınırlı kalırdı gibime geliyor.
#87671
Benim için dünya dışı medeniyetler olup olmadığı sorusunun cevabı Frank Drake tarafından 1960larda oluşturulmuş Drake denklemi ile olabilecek en mantıklı şekilde verilmiştir. Denklemin oluşturulduğu yıllarda kullanılan değerler, günümüzde elde edilmiş yada varsayılan en güncel rakamlarla güncellendiğinde sadece bizim galaksimizde bile bizimle iletişim kurabilecek seviyede gelişmiş 2.31 medeniyet olduğunu verir, Drake'in denklemi oluşturduğu 60'larda bu rakkam 10 idi.

Bu rakamlar sadece bizim galaksimizde şu anda var olan medeniyetleri işaret eder, bizim galaksimiz dışındaki milyarlarca galaksiyide olasılığın içine katarsak evrendeki yaşam formları zenginliği ortaya çıkıyor, bu durumda evrenin bir yerlerinde dut, çilek, kiraz, beyaz kiraz, hatta beyaz kiraz reçeli :) olmama olasılığı olma olasılığından daha düşük.

Drake denklemi;

Drake denklemi (Green Bank Denklemi ya da Carl Sagan tarafından sık, sık alıntılandığı için yanlışlıkla Sagan denklemi olarak da bilinir)

N = R* x fp x ne x fl x fi x fc x L

Bu denklemde:

N iletişim kurmayı umabileceğimiz uygarlıkların sayısı

R* Galaksimizdeki yıllık yıldız oluşma miktarı
fp Bu yıldızlardan kaç tanesinin gezegene sahip olduğu
ne Gezegene sahip yıldız başına düşen toplam yaşama elverişli gezegenlerin ortalama sayısı
fl Bu gezegenlerin arasında herhangi bir şekilde yaşama uygun bir ortamın oluştuğu gezegen sayısı
fi Bu yaşama elverişli gezegenlerden kaçında akıllı hayata geçildiği
fc Bu tür uygarlıklardan uzayda varlıklarına dair tespit edilebilir sinyal bırakabilecek kesim
L Bu tür bir uygarlık tarafından uzayda yayınlanan tespit edilebilir sinyalin süresi

Denklem ilk oluşturulduğunda kullanılan rakamlarla denklem,
N = 10 × 0.5 × 2 × 1 × 0.01 × 0.01 × 10,000 = 10

Denklemin günümüz verileri dahilinde bilim adamlarınca güncellenmiş hali,
N = 7 × 0.5 × 2 × 0.33 × 0.01 × 0.01 × 10000 = 2.31

Bu konuyla ilgili daha detaylı bilgiye ulaşmak için ve denklemde kullanılan değerlerin hangi bilimsel araştırma, teorilere daynadığını irdelemek için kaynak aşağıda.

http://en.wikipedia.org/wiki/Drake_equation


Bilimsel jargon'a hakim olmadığım için kendimi ifade ederken yanlış terimler kullandıysam kusura bakılmaz inşallah :)
#87672
Drake denklemi güzel bir yol gösterici. Bir astrofizikçinin "o kadar tartışıyorsunuz ama bakın evren bu kadar büyük bir yer, onu bilin öyle tartışın" diye ortaya girişi olarak görüyorum bunu :)

Denklemdeki katsayılardan yarısından fazlası ise belirsizliğini koruyor, kimisi o denklemden 0,0001 sonucunu çıkarırken 10 milyon sonucunu bulanı da bilirim :) Sınanabilir veriler güncellendikçe sayı değişiyor.

Denklemin en fazla çuvalladığı yer ise fl ve fi.. Bu veriler hakkında neredeyse "hiçbir" bilimsel dayanak yok, tamamen hipotetik. Mesela yukarıdaki işlemde fl'ye 0,33 verilmiş.. Yani hayatı destekleyebilecek bir atmosferi olan gezegenlerin 3'te 1'inde canlı var deniyor. Oysa bu bence çok cüretkar bir sayı. Canlı yaşamının nasıl başladığıyla ilgilenen abiyogenez, hala çok -nasıl söylesem- körpe.. Her yıldıza da 2'şer tane hayatı destekleyen gezegen konmuş.. Bu ikisini çarpınca nerdeyse her yıldız sisteminde canlı var sonucuna ulaşılıyor (2*0,33).

fi katsayısında da çok büyük problemler var, evrimde zeki yaşama olanak veren mekanizmaları bugün üç aşağı beş yukarı bilsek de, bunların "tesadüfi" niteliği hakkında çok da bilgi yok. Sadece süreci biliyoruz, olasılıklarını değil. Bu olasılıklar da tamamen hipotetik.. (O nedenle 0.01 katsayısı verilmiş gerçi o ayrı).

İşin fizik kısmında pek problem yok, diğer katsayılar yüksek hassasiyette belirlenecektir de, ama o biyolojik 2 katsayı tüm hesapları "tartışmalı" kılıyor.
#87681
Onur Atılgan yazdı:Drake denklemi güzel bir yol gösterici. Bir astrofizikçinin "o kadar tartışıyorsunuz ama bakın evren bu kadar büyük bir yer, onu bilin öyle tartışın" diye ortaya girişi olarak görüyorum bunu :)
Denklemin amacıda tam olarak bu sanırım, en azından 25 yıl önce tayfun bu denklemi ilk gördüğünde "wow bu boyutta bir evrende olasılıksız hiçbirşey olamaz " demişti :)

S.E.T.I. enstitüsünün sitesinde denklemle ilgili bir söz var çok hoş,

"The Drake Equation is a simple, effective tool for stimulating intellectual curiosity about the universe around us, for helping us to understand that life as we know it is the end product of a natural, cosmic evolution, and for making us realize how much we are a part of that universe."

Kabaca meali;
Drake denklemi eğitimli zihnin etrafımızı saran evren hakkındaki merakını tahrik etmek için oluşturulmuş basit ve efektif bir alettir, bize bildiğimiz anlamdaki hayatın doğal ve kozmik evrimin bir sonucu olduğunu anlamamızda yardımcı olurken aynı zamanda içinde yaşadığımız evrenin bir parçası olduğumuzuda algılamamızı sağlar .

Dediğin gibi kimi değerler hipotetik ve hipotezi kurgulayana yada daha doğrusu değerleri yerleştirene ve onun vicdanı / bilimsel görüşüne göre değişebilir. Benim görüşüme göre bu denklem evrenimizde milyarlarca yaşam formu ve 1o milyonlarca medeniyet olması olasılığını destekleyor, güncel rakamlardan çok daha acımasız değerler verilse bile evrenin büyüklüğü o minnacık rakkamları bile milyarlarca olasılığa dönüştürüyor :)

Bu arada seninde aynı şeyi kast ettiğini sanıyorum ama yanlış anlaşılmaları engellemek adına yazıyorum fl değeri "hayatı destekleyebilecek bir atmosferi olan gezegen" değil "hayatı destekleyecek şartları olan gezegen" hatta uydu anlamına geliyor, ki ben marsta fosil halde bile olsa yaşam delilleri bulunacağına inanmakla birlilkte eğer gerçek yaşam bulunacaksa (ilkel formda ) bunun güneş sistemimizdeki gezegenlerin uydularında olma olasılığının çok yüksek olduğuna inanıyorum.

sevgiler
:merhaba
#87682
Merhaba...

Bence bir konuda yanılıyorsunuz.Evrim dediğimiz süreç,hep daha iyiye,daha uyumluya gitme sürecidir.Diğer canlılara hükmetme çabasıdır.Zekanın evrimi için çok basit bir şey var.Ön ayakları yürümekten bağımsızlaştırmak ve doğadaki nesneleri ön ayakları vasıtasıyla işlemek,aletler üretmek.Bugün kuzenlerimizden bazılarının taşları hatta ve hatta odunları bu tarzda kullandığını görüyoruz.Onların da bize doğru evrildiğini söyleyebilirdik,lakin bu milyonları içeren bir süreç bildiğiniz sürece.Bir ayının taş atması bile,zeki bir canlı olma çabasıdır.



Onur Atılgan yazdı:
Burak Yakut yazdı:Bir baska gezegende dut meyvesi olma olasiligi ve zeki yasam olma olasiligi birbirine oldukca yakin. Duta kadar gelinebilindiyse evrim basamaklarinda oldukca yol alinmis demektir.

her biri 200 milyar yildiz iceren yaklasik 200 milyar galaksilik evrende bizim varolmamiz mumkun olmussa bu kadar yuksek olasiligin oldugu bir evrende bir yerlerde yasamin baslamis olma olasiligi bence de dusuk olmak bir yana oldukca yuksektir...
Burak ben buna katılmıyorum, zeki canlı formları çok çok daha ender olmalı. Sebebi evrimin dinamiklerinde. Tüm canlıların "özgeçmişi"; tesadüf eseri gerçekleşen mutasyonlar sonucu ortaya çıkan yeni bir "x" durumunun o x'e sahip olan canlıların hayata daha iyi tutunup diğerlerini silmesinden ibaret. Bir canlının enerji ihtiyacını elde etmek için bitki formunda evrimleşebilmesi, hatta bir hayvan olarak evrimleşebilmesi oldukça kolay.. Büyük yapraklar, derin kökler geliştiren bitkiler yada hızlı koşabilen, sivri dişlere sahip hayvanların evrimi oldukça "olası", fakat zihinsel kapasitenin artması, doğada pek anlaşılabilir bir ihtiyaç gibi gelmiyor bana.. Bu bakımdan ben oldukça nadir rastlanan bir canlı türü olduğumuzu düşünüyorum. Galaksiyi şöyle bir turlama imkanımız olsa, zeki bir canlı formu bulana kadar bitkiden, hayvanattan sıkılırdık bir yerden sonra.. :) Her 1000 yıldız sisteminde 1 canlı formuna rastlanıyorsa atıyorum, bu canlı formları olan gezegenlerden de ancak 1000'de 1'inde zeki bir canlı formunun izini bulabiliriz bence..

İzini diyorum çünkü evrim yüzlerce milyon yıl sürerken, eli yüzü düzgün teknolojik imkanlara sahip olduğumuz yıl sayısı şunun şurasında sadece 5000-10000 yıl.. Bu süratle gidersek 2000 yıl sonra nerede olacağımız belli değil, en kötü ihtimalle artk yaşamıyor olacağız, en iyi ihtimalle de herhalde bedenden, maddiyattan çoktan kopmuş gitmiş oluruz. Yani her halükarda 2000 yıl sonra buraya gelen bir canlı türü bizi bulamayacak. Aynı şekilde biz de zeki canlıların yaşadığı bir yeri eninde sonunda bulsaydık bile, bunlar ancak arkeolojik araştırmalarla sınırlı kalırdı gibime geliyor.
  • 1
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7