Dünya'da ve Türkiye'deki çalışmalar, roketler, sondalar, uzay mekiği, uzay ajansları, programlar..
Dünya Dışı Yaşam, SETI projesi...
#725
Ufo olayından ziyade bu tür mevzularla ilgilenmemiz gerekir diye düşünüyorum .

30 yılı aşkın süredir devam eden seti projeleri var , genel mantık uzaydan gelen radyo sinyallerini dinleyerek zeka ürünü olduğu düşünülen bişeyler yakalamaya çalışmak .

Bu tür projelerde insan gücünden ziyade gelen sinyalleri işlemek ve incelemek için bilgisayar ve işlemciye ihtiyaç duyuluyor . Daha önceden bir çok projede ( kanser ve genetik araştırmaları gibi ) rastlamış olabileceğiniz bir mantıkla sizden yardım isteyen projeler bayaa var . Mesela bir ekran koruyucu program indiriyorsunuz ve siz bilgisayarınızı kullanmadığınız ve internete bağlı olduğunuz zamanlarda ekran koruyucu çalıştığında ana server'dan gelen bilgileri işleyerek tekrar merkeze geri yolluyor . Böylece bu ekran koruyucuları kullanan binlerce insan projenin çok daha hızlı ilerlemesini ve uzayın daha çabuk (!) ( ne kadar çabuk olabilir ki ? :) ) taranabilmesine olanak veriyor .

http://setiathome.berkeley.edu/
http://www.seti.org
http://www.turksetiteam.org/
En son özgür can öney tarafından 08 Şub 2008, 04:09 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kere düzenlendi.
gönderen Enver Erçelik
#751
Sevgili arkadaşlar hepinize merhaba siteye yeni üye olmuş bulunmaktayım ve aranızda olmaktan mutluyum. Ben 1990 Ankara Üni.Fen Fak.Uzay Bilimleri mezunuyum ve yaklaşık 15 yıldır dünya dışı yaşam formlarını araştırmaktayım. Yıllarca seti ve diğer projelere katıldım zaman geçtikçe yeni bilgilere ulaştıkça artık gönderdiğimiz sinyaller ve mesajlardan ümidi kesdim. Bunun çok nedeni var: Hepimiz uzaylıların dünyaya gelip istila edeceğini neslimizi yok edeceklerini düşünürüz. Bize yıllarca filimlerde yada başka şeylerle böyle aşılandı. İnsanlarında böyle düşünmesini gayet normal karşılıyorum. Bu bir fenomen aslında. Herşey bilinmeyenden korkmakla ilgili.
Size bir örnek vereyim isterseniz, Ilona grubu yada bizim bildiğimiz adıyla Zeta Reticuli dış yaşam formu en bilinen adlarıyla griler. Bu sistem yedi yıldızdan oluşan fakat dünyadan bakıldığında arka arkaya dizildikleri için gözlemlenemeyen bir yıldız kümesi ve gezegen sistemi. Yıllardır dünya üzerinde bilimsel çalışma yapıyorlar ve amaçları yıkıcı değil sadece kendi ırklarını kurtarmaya çalışıyorlar. Dünyada yaşlılık adı verilen bir hastalık var ve daha çocuk yaşta gelişim durduğu için fiziksel görünüm yaşlıya benziyor ama organların gelişimi duruyor. dünya üzerinde sadece 400 kişide bu hastalık var. Fakat grilerin gezegeninde olay tam tersi cerayan etmiş durumda. Ergen çağına gelemeden varlıkların gelişimi duruyor ve üreyemiyorlar. Dünya üzerinde 4-5 yaşlarından itibaren kız çocukları seçiyorlar ve yaklaşık 20 yaşlarına kadar onları özel olarak yetiştiriyorlar daha sonra suni olarak dölleme yaparak 3 ay sonra bebekleri alıyorlar ve kendi gezegenlerine götürüyorlar benim elde ettiğim bilgiye göre bu sayı yaklaşık 80 bin civarında. Ayrıca genetik çalışmalarda yapıyorlar amaçları insanoğlunun mükemmel yapısını kendilerine uyarlamak. Her nekadar evrende diğer yaşam formları bizden teknik olarak çok yüksek bir seviyede olsalarda maalesef evrenin fiziksel ve ruhsal en mükemmel yaratığı biziz.
Tüm bunları anlatmamdaki sebep bizim gönderdiğimiz sinyallere cevap bekleyip durmamız. Çünki teknolojik boyutta farklı kulvarlardayız hiç bir zaman gerçekleşmeyecek bir olgu bu. İnanın onlar bizim gibi teknoloji kullanmıyorlar haberlşmeleri tamamen telepatik. Kimbilir belki birgün bizde bunu başarabiliriz.
Saygılarımla.
Kullanıcı avatarı
gönderen Çağrı Erdoğdu
#752
Enver bahsettiklerine bilimsel bir kaynak veremezsen hayal ürünü olarak kalacak maalesef. Nasıl bu kadar emin konuşabiliyorsun ki?

Bu arada özgür ve ben de ank üni astronomi okuduk. :o
gönderen Sinem Coban
#755
enver öncelikle hoşgeldin.
bütün bunları nasık bu kadar emin anlatabiliyorsun?yani bu kadar inanmışsan sanırım bir bilimsel kanıtı var... :)
Kullanıcı avatarı
gönderen Hüseyin Gökçe
#756
Çağrı ve Sinem'e katılıyorum bu konuda delil gerekiyo. Bu konuda çok hikayeler var ama bunlar ilimce ispatlanmış olursa kişisel düşünce ve yorumdan çıkar kesinlik kazanır. Mesela bi hikayede ben anlatayım. Erzurum'lu İbrahim hakkı hz. Siirt te Tillo Medresesinde eğitimini tamamlamış. 1600 lü yılların sonu 1700 lü yılların başında yaşamış.Astronomiyle özel ilgilenmiş.Bir gün Merih(mars) bize Tillo gibidir demiş.Yani Tillo kadar yakın,Tilloyu bildiğim gibi biliyorum anlamında.Zamanın Siirt Müftüsü bu adam ın katli vacipdir demiş.
Müftü bir gün rüyasında İbrahim Hakkı hz leri ile buluşur sen nasıl böyle dein der O da yum gözünü der. kendini müftü marsta bulur yanında ada İbrahim Hakkı hz. Toprağı eşerler bi kurtcuk canlı bulur alır avcuna kurtcuk müftünün elini ısırınca canının acısıyla uyanan müftü tabi yatagındadır ama avcunda da Mars'tan aldığı kurtcugu görür fetvasını da değiştirir ve Merih O'na Tillo'dan da yakın der.
Şimdi gelelim yoruma buna inanıyormusunuz evet inanıyorum ama benim buna inanmam ilim adına yetmiyor. Bunun teknolojinin getirdiği imkanlarla da desteklenip ispatlanması İbrahim Hakkı hz lerinin 1700 lü yıllarda Mars'ta yaşayan canlı olduğunu bildiğini de ispatlamış olurki,yoksa bu bir varsayımdan öte geçmez.Mars' a gönderilen sondalar bir gün canlı bulursa buna şaşmıyacağız ama Gerçekten Mars'ta canlı var mı?İnsanoğlu bunu bilimsel olarak isbatladığu gün evet diyebileceğiz.Sevgiyle kalın.
Kullanıcı avatarı
gönderen Çağdaş Çalış
#759
merhaba,

insan beyni, inanmak ile bilmek arasında ki ince bir hattadır. bu ikisinin ayrımına varmak önemli. elinizdeki bir kalemi yere atarsanız, yere düşer. buna inanıyor musunuz yoksa biliyor musunuz?
evet. bunu biliriz, kütleçekiminden dolayı yer'in kütlesi kalemi çeker, buna da "yerçekimi" diyoruz.

inanmak kanıt gerektirmez. inanan bir insan, neden inandığına dair bir kanıt bulamaz.

saygılar...
Kullanıcı avatarı
gönderen Hüseyin Gökçe
#762
Çağdaş inan pek bişey anlayamdım. Biraz daha konuyu detaylı açarsan sevinirim.
Kullanıcı avatarı
gönderen Mustafa Erol
#765
merhaba
Enver Ercelik arkadaşımız ya çocukluğunda çok bilim kurgu kitap okumuş yada bize şaka yapıyor. :lol:

hem teknolojileri bizlerden farklı/üstün bizler gibi haberleşemiyorlar derken, acaba varlığından %100 eminmiş gibi söz ettiği bu dünya dışı yaşam formu hakkında bu kadar bilgiyi nasıl edindi...? sanırım o sisteme gidip gözleriyle görmüş...

neyse herkese iyi hayal kurmalar, tatlı rüyalar...
gönderen Murat Helvacıoğlu
#766
Selamlar;
Mustafa abinin dediği gibi;bilimsel dayanakalrı olmayan şeyler bunlar. daha fazla rüya görmek isteyen sirius ufonun sitesine girebilir.(hitleri artmaması için burada adresi vermiyorum) Nedense böyle şeyler hep siriusculara görünüyor.Devamlı gökyüzünü inceleyen Astronomlar bunları neden görmüyor acaba :?: :?: :?: :shock: :shock:



Yine Mustafa abinin dediği gibi :wink: :wink:
neyse herkese iyi hayal kurmalar, tatlı rüyalar...
gönderen Enver Erçelik
#767
Sevgili arkadaşlar,
öncelikle şunu belirteyim çocukluğumda benim bu gibi konular da ne ilgim nede bilgim vardı doğal olarak rüyasınıda görmüyordum.
Bazen inanmak için maalesef materyale ihtiyacımız olmuyor bunu sizlerde bilirsiniz. En basit örneğiyle hepinizin evinde birer tane tv vardır ve doğal olarak kumandasıda vardır. Siz bir tuşuna basarak tv nin kanalını yada başka bir ayarını değiştirebilirsiniz , peki ne olduda tv nin ayarı değişti? tabiki kızıl ötesi bölgesinde ışınım yapan darbeli data sonucunda değişti. E şimdi ben bu ışınımı görmüyorum diye olaya başka bi gözlemi bakmam lazım. Sonuçta ortada bir gerçek var ama elde görünür bişey yok. Bilmem demek istediğimi anlatabiliyor muyum? Ha sonuçta dünya üstünde bir çok kişi bu konular hakkında araştırma yapıyor hemde yıllardır, tabi arkadaşlar illaki delil koyun önümüze diyorlar hepinizin bildiği gibi bu her zaman mümkün değil. Benim daha önceki yazımda bahsettiğim olayda bu araştırmalar sonucunda ortaya çıkmış bilgilerdi. Tabiki ben gözümle görmedim sadece bu edindiğim bilgileri aktardım. Ama şu bir gerçekki biz ister inanalım yada inanmayalım evrende herhangi bir yerde yaşam devam ediyor aksini idda edebirlir misiniz?
Bizim ülkemizde olaylar her zaman farklı cereyan eder, tv de bi program yayınlanır konuyu savunanlar ve onun karşısında olanlar. Saatlerce birbirlerini suçlar dururlar hiç kimse karşısındakinin düşüncesine saygı duymaz, sonuç ? sonuç koca bi sıfır sadece bu programı yayınlayan kanalın reytingi artar hepsi bu. Dolayısıyla sevgili arkadaşlar bizim burda birbirimize karşı yaptıklarımız, söylediklerimiz tv programındaki gibi olmasın. Biz burda sadece bildiklerimizi aktarmaya çalışıyoruz, tabiki inananda olacak inanmayanda kimseye inanması için zorlayamayız herkese saygımız sonsuz.
Hepinizi saygıyla kucaklıyorum.
Kullanıcı avatarı
gönderen Çağdaş Çalış
#768
merhaba,
En basit örneğiyle hepinizin evinde birer tane tv vardır ve doğal olarak kumandasıda vardır. Siz bir tuşuna basarak tv nin kanalını yada başka bir ayarını değiştirebilirsiniz , peki ne olduda tv nin ayarı değişti? tabiki kızıl ötesi bölgesinde ışınım yapan darbeli data sonucunda değişti. E şimdi ben bu ışınımı görmüyorum diye olaya başka bi gözlemi bakmam lazım. Sonuçta ortada bir gerçek var ama elde görünür bişey yok.
bu kızıl ötesi veya radyo bölgesindeki radyasyonu görmüyoruz ama, etkilerini görebilir, hissedebilir veya anlayabiliriz. o dalga tv yi çalıştırdı, kanalları değiştirdi. bunu yapanın spektrumdaki bir dalganın sebeb olduğunu "biliiyoruz" ve elimizde fazlasıyla da kanıtımız var sanırım. unutmayallım ki kızl ötesi, radyo veya diğer elektromanyetik dalgaları bulan insanlar , zamanında bulduklarını anlatmak ve açıklamak için fazlasıyla "deney" yapıp, çaba sarfetmişlerdir. o yüzden yukarıdaki cümleler, onlara biraz saygısızlıkmış gibi geliyor.
Ama şu bir gerçekki biz ister inanalım yada inanmayalım evrende herhangi bir yerde yaşam devam ediyor aksini idda edebirlir misiniz?
evrende yaşam devam ediyor, bunu algılayış biçimleri ise "dünya" merkezli görüşü sahip insanlar için farlılıklar içeriyor. evrende bizim gibi bir düşünen bir canlı veya düşünmeyen bir canlının kanıtına rastlanmış değil. dünya dışı yaşamla ilgili algılayış biçimini bilimsel olarak geliştirmek isteyenlere, Carl Sagan'ın kitaplarını ve söylemlerini araştırmalarını öneriyorum.
Benim daha önceki yazımda bahsettiğim olayda bu araştırmalar sonucunda ortaya çıkmış bilgilerdi.
bu araştırmaları çok merak ediyorum, hem dünya dışı düşenen varlıkların varlığına dair kanıtlar buluyoruz diyorlar ama, hepsi dünya'da ki verilerle toplanan kanıtlar. hani dünya dışı veriler nerede?


Biz burda sadece bildiklerimizi aktarmaya çalışıyoruz, tabiki inananda olacak inanmayanda kimseye inanması için zorlayamayız herkese saygımız sonsuz.
Hepinizi saygıyla kucaklıyorum.
bildiklerimizi aktarmakta fazlasıyla çaba sarfediliyor zaten. ancak, gokbilim insanlara farklı şeyler çağrıştırıyor olmalı ki yanlış anlaşılıyor. son olarak ben inanmak değil, bilmek istiyorum.

saygılar...
Kullanıcı avatarı
gönderen özgür can öney
#775
Cevap yazan arkadaşın adını sirius uzay araştırmaları derneğinin sayfasında bir imza kampanyasında buldum , normaldir böyle düşünmesi , sirius vs. bilimle ne kadar alakalı oldukları bilgimiz dahilindedir .

Bu başlığın ve bu konu altında açılan diğer başlıkların neden böyle saçma sapan ve bilimsel düşünceden , mantıktan uzak noktalara hemen kaydığını anlayamıyorum .

Gerçekten anlamıyorum ...
Kullanıcı avatarı
gönderen özgür can öney
#831
Başlık temizlenmiştir .

Lütfen konuyla alakalı konuşalım .

Alakasız konuları da KONU DIŞI kısmında konuşalım ...
gönderen Emre Evren
#963
Seti çalışmalarında şimdiye kadar (teknolojimiz ancak buna elveriyor o yüzden eleştirmiyorum) ya Radyo dalgaları yada Lazer ve görünür ışık kullanıldı.
Tamam şuan bildiğimiz başka tipte bir haberleşme yöntemi yok ama bildiğimiz yok.... :(
Yani bu biraz şuna benziyor:
Bizimkisi dağlara bakıp duman işareti görmeye çalışan iletişim heveslisi bir yaşam formunun etrafından vızırvızır geçen radyodalgalarından habersiz olması gibi birşey. :lol:
Bize en yakın olası teknolojisi üstün yaşam formu belkide yüzlerce ışık yılı ötede ise niçin cevap için yüzyıl bekleyecek teknoloji kulansınki... :D
EPR deneyini hatırlayanlar vardır dolanık fotonlardan birisine yapılan etki binlerce ışıkyılı ötede bile olsa diğerinde aynı anda gözlenir :shock: bu teoriden öte geleceğin teknolojisi olarak görülüyor.
bence daha çok yere bakmak kadar daha çok çeşitli tekniklerde de aramak gerekir diye düşünüyorum.
8) ----------------------------
Saygılarımla
Emre EVREN - Kocaeli
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 7