Güneş’in çevresindeki yıldızlara göre hareket ettiğini Herschel’in 1805 yılında keşfedişinden beri, evrenin merkezinin hareket halindeki güneş olmadığı anlaşılmıştı. bununla birlikte, söz konusu gökada olduğunda, Güneş’in onun merkezinde ya da merkezine yakın bir yerde bulunduğu sanılıyordu.
Durum böyle iken, Samanyolu gökyüzünde aşağı yukarı düzgün bir şekilde parıldamaktaydı. Bu da onun merkezine yakın bir yerde Güneş’in bulunuşunu makul göstermekteydi. Eğer Güneş, gökadanın bir yanına yakın bir yerde olsa, Samanyolu bir tarafında, öbür tarafına oranla daha yoğun ve parlak görülecekti Merkezinden, gökadanın yakın ucuna baktığımızda göreceli olarak daha az yıldız görülebilecekti. Oysa, gökadanın uzak ucuna bakarsak orada pek büyük sayıda yıldızı gözlemleyebilecektik.
Ama, ne denli mantılı görünürse görünsün, Güneş’in gökadanın merkezine yada merkeze yakın bir yerine bulunduğu görüşü doğru değildir. Eğer öyle olsaydı, yalnızca Samanyolu’ndaki tüm yıldızların düzenli olarak dağılması ile kalınmayacak, aynı şekilde gökadanın her özelliğiyle simetrik olması da gerekecekti. Oysa, durum böyle değildir. Geçen sayımızda da tartıştığımız gibi, ortada küresel yıldız kümeleri gerçeği bulunmaktadır. Onların hemen tamamına yakını gökyüzünün bir tarafında ve üçte biri yalnızca bir takımyıldızının içinde (Yay takım yıldızı) yer almaktadır.
Daha önce kırmızı devleri bulmuş olan gökbilimci Ejnar Hertzsprung 1913 yılında bir dizi çok dikkatli hazırlanmış tasarı ile bazı Sefeit yıldızlarının uzaklığını, ıraklık açısı bulunmadan hesapladı. Bu da Sefeit Ölçeği’ni oluşturdu.
Amerikalı gökbilimci Harlow Shapley (1885-1972), bu ölçeği çeşitli küresel yıldız kümeleri içinde Sefeit değişken yıldızına uyguladı. Her birinin uzaklığını buldu ve her bir yıldız kümesinin karşılıklı yön ve uzaklıklarıyla tasarladı. Bu tasarımı, ona, tüm yıldız kümelerinin üç boyutlu modelini sağladı. Ve gökbilimci, bununla, merkezi binlerce ışık yılı uzaklıkta Yay takımyıldızı içinde bulunan ve şekli aşağı yukarı küre biçiminde, top olan bir tasarımı elde etti.
Shapley, küresel yıldız kümelerinin bizden çok uzakta ve gökadanın merkezinde bulunduğunu varsaymanın mantıklı olacağını düşündü. Aslında, uzaklıkların çok fazla olacağını tahmin etmişti. Şu anda, bizler, Güneş’in, gökadanın merkezinde değil de bir yanına doğru 30.000 ışık yılı uzaklıkta olduğunu biliyoruz.
Bu durumda, neden Samanyolu’nu uzakta ve öteki yönlere göre daha parlak olan Yay takımyıldızı yönünde görmeyelim? Aslında, Samanyolu bir dereceye kadar başka yönlerden daha parlak olan Yay takımyıldızı yönündedir ama gökadanın merkezi ile daha ötesini göremeyiz. Çünkü kara bulutsular Samanyolu’nu parçalar ve o yöndeki yıldızların çoğunu gözlerden gizlerler.
Şu halde gökyüzüne baktığımızda görebildiğimiz, gökadanın Güneş Sistemimize yakın olan dış bölgesi yada başka bir deyişle, bize komşu olan alanlarından oluşmaktadır. Eğer gökadanın yalnızca bu bölgesini göz önüne alırsak, gerçekten de onun merkezine yakın bir yerde bulunuyor sayılırız. Oysa, biz, hiçbir şekilde gökadanın merkezinde değiliz.
-
Son Yazılar
Son Yorumlar
- Satürn ‘ün Ay’ı Kozmik Grafiti Püskürtmekte için arda güler
Üyelik
